Hasret

Ömrünüze… Gönlünüze… Giriverir… Öyle bir seversiniz ki onu… Kelimeler yetmez kendinizi ifade etmeye. El ele, yan yana iken bile onu özlersiniz. Yanınızda olmadığı zamanlar ise sizin için tam bir kabustur. Yokluğuna bir tek an bile dayanamadığınızı düşünürsünüz. Bunu söylersiniz fakat “O” buna sadece güler. İnanıp inanmadığını hiç bilemezsiniz. Ama… Olsun… Siz seviyorsunuz ya…

Olan olmuştur… Bir inat… Gitmiştir… Kim haklı, kim haksızın artık anlamı kalmamıştır. Keşke dersiniz… Keşke, “Kır beni ama gitme. Kız bana ama gitme. Küs bana ama gitme.” diyebilseydim. O zaman, hergün çoğalan bu acım dinerdi. Fakat… Yapamazsınız. Her an derdinize daha fazla keder ekmeye başlarsınız.

Ve… Hasreti kalbinize yara edersiniz.

You may also like
Gidenin ardından…
Halep… 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: