Ne dedik? Ne oldu? Ne olacak?

6 Ocak tarihinde dergimiz için bir yazı yazmıştık. Başlığımız “2012 internet yasaklarının yılı olacak” idi. Yazımız 22 Ocak tarihli Para dergisinde yayınlandı. Yazımızda dünya genelinde ama Beyaz Rusya (Belarus) özelinde içinde bulunduğumuz yılın internet alanında bir çok yasağa gebe olduğunu söylemiştik. Yazımızın Beyaz Rusya ile ilgili bölümü hakkında Oksana Lukyanenko isimli okurumuzdan bir mektup aldık. Mektupta şunları söylüyordu:

“Merhaba Musa Bey,

Öncelikle bu kadar saygın yayında, bu tür makalenin yayınlamasından dolayı üzüntülerimi iletmek istiyorum.

Yazınızda Belarus’taki internet yasakları ile ilgli yer alan bilgiler yanlış, yanlış olmasının sebebi de yanlış çeviri. Kanunda yapılan düzeltmelerde kesinlikle şahısların e-posta kullanımına yönelik herhangi bir madde yok.

Denilen sadece şudur: dotcom şirketi kuracaksanız, tüm serverlerin ve hostinglerin Belarus’ta olması şart. Bu işi yaparken de by uzantısı olan bir email adresi kullanmak zorundasınız.

Fakat ben evimde oturup, arkadaşıma email yazmak istersem illa ki by uzantısı olan bir email adresi kullanmak zorunda değilim.

Bu arada, yapılan düzeltmeleri desteklediğimi kesinlikle söylemiyorum, ancak yanlış aktarılmış bilgilerin bu kadar ciddi ses getirmesinden rahatsız olduğumu ve önümüzdeki yazılarınızda bu durumu düzelteceğinizi umduğumu belirtmek isterim.

Saygılarımla,

Oksana Lukyanenko”

Mektupta dediği üzere bireylerin e-posta kullanımlarının düzenlenmesine yönelik herhangi bir madde yok. Fakat ben önümüzdeki dönemde tüm dünyada bu konuda da çeşitli düzenlemeler yapılacağını düşünüyorum.

Konumuza devam edelim. İnternet yasaklarının yılı olacak dedik. Demez olaydık. ABD’de SOPA (Stop Online Piracy Act) konusu patladı. SOPA, ABD Temsilciler Meclisi’nin 26 Ekim 2011′de açıkladığı bir yasa tasarısı. Yasa tasarısı, eğer kabul edilirse, Amerikan yasama kuruluşları ve telif hakkı sahiplerine internette telif hakkı ile korunan şeyleri yayınlatmama hakkı tanıyor. Bu yasa tasarısı konusu Ocak ayı sonunda internet dünyasında resmen bomba etkisi yaptı.

Söz konusu tasarıyı protesto etmek için ABD’li resmi devlet sitelerine hack saldırıları düzenlendi. İnsanlar bunu protesto etmeye internet sitelerinde başladı. Google ve Wikipedia başta olmak üzere birçok internet sitesi sayfalarında logo değişikliği ve karartma gibi tepkiler verdi. Tasarı şimdilik askıya alındı.

Takip eden günlerde ise Twitter ve Google’ın yaptığı açıklamalar güdeme oturdu. Her ikisi de ülkeye göre yasaktan söz ediyordu. Twitter bölgesel sansür uygulayacağını açıkladı. Her ne kadar Twitter CEO’su Dick Costolo bu durumun sansür olduğunu reddetse de bunun başka bir anlamı yok. Yani Twitter yasalara uymak için belirli ülkelerde, belli başlı konuların konuşulmasını engelleyecek.

Diğer taraftan Amerikalı bir blogger geçtiğimiz günlerde, Twitter’ın uygulamasının bir benzerini Google’ın da yapacağını ortaya çıkardı. Google servislerinden olan Blogger’da uygulanmaya başlayan bölge bazlı sansür, Google’ın IP üzerinden bulunduğunuz ülkeyi tespit etmesiyle başlıyor. Siz bir Blogger (Blogspot) linkine tıkladığınızda sizi blogadi.blogspot.com adresi yerine blogadi.blogspot.com.xx (xx ilgili ülke adı uzantısı) gibi bölgesel bir adrese yönlendiriyor. Bu sayede siz de servisi hangi ülkeden kullanıyorsanız, sadece bulunduğunuz ülkenin yasalarına uygun içeriği görebiliyorsunuz.

Bunlar şunu gösteriyor. Büyük internet şirketleri hükümetlerin inernet ortamındaki sınırsız özgürlükten artık rahatsız olduğunu anlamış bulunuyorlar. Dolayısıyla bazı düzenlemeleri şayet kendileri yapmazlarsa her an SOPA’yı yiyebileceklerini artık iyice fark ettiler.

(Bu yazının bir kısmı 5 Şubat 2012 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
Geleneksel medyanın kaçınılmaz sonu
Microsoft’tan Kaymakamlara mektup

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: