Sepet sepet internet…

Geleneksel ticaretin yerini yavaş yavaş online ticaretin aldığı günümüzden çok da ileriye değil sadece 10 yıl öncesine bakarsak yaşadıklarımızı hayal edebilir miydik? Evimizden çıkmadan bir tık ile alışveriş yaptığımızı, yemeğimizi sipariş ettiğimizi, ürünlerimizi internet üzerinden birçok alıcıya ulaştırabileceğimizi? Uzak değildi belki ama bu süreçte teknoloji ile birlikte hayatımızda birçok şey değişti ve hayat artık daha kolay ve pratik hale geldi. İster yatırımcı olsun ister işini online pazara taşımaya çalışan  girişimci beyinler olsun yeni ve orijinal iş fikirleri bulmaya artık kafasını yoruyor.

Bu süreçte hayatımıza Sepet kavramı da girdi. İlk olarak kredi kartın ile alışveriş yapmaktan çekinen tüketiciye kapıda ödeme yapma imkanı veren yemeksepeti.com ile tanıştık. Evimizden iş yerimizden hiç çekinmeden yemeklerimizi sipariş etmeye başladık. Arkasından yine bir sepet daha girdi hayatımıza. Sevdiklerimizi adını duyduklarında bile sevindiren çiçek siparişini artık çiçekçiden değil de ciceksepeti.com’dan sipariş eder olduk.

Fikirlerimizi ve ürettiklerimizi satmak istediğimizde ise internet ortamından kolaylıkla satmak istiyorsak bunu en kolay şekilde nasıl yapacağımızı da daha çok düşünür olduk. Bu bağlamda e-ticaret için gerekli tüm internet alt yapısını sağlayan şirketler ortaya çıktı. Bunlara gittiğinizde alan adınızın alınmasından sitenizin tasarımana ve barındırılmasına kadar her şeyinizle ilgilenip size anahtar teslimi e-ticaret sitesi veriyorlar. Tabii ki yüz yüze karşılklı bilgi alışverişi ile yapılan bu çalışmalar müşterinin tam istediğini almasını sağlıyor. Bunların öncülerinden ve en bilinenlerinden birisi Bilginet firması.

Fakat işin bir de daha küçük ölçekli bireysel girişimci tarafı var. Bunların kendi bireysel çabalarıyla ürettiklerini satabilmeleri için bir e-ticaret sitesi yapmaya kalkışmaları ciddi bir maliyet olarak karşılarına çıkıyor. İşte böyle bir kitlenin varlığı karşımıza farklı iş modellerini çıkartmaya başladı. Bu bağlamda kimler var diye baktığımızda karşımıza çıkan Sepeti.com kendine özgü geliştirdiği iş modeli ile farklılığını ortaya koyuyor. Sepeti.com alt alan adı mantığı ile e-ticaret platformu hizmeti veriyor. Örneğin: gumus.sepeti.com gibi. Bireysel ya da Kurumsal olarak e-ticarete atılmak isteyen herkese 3-4 dakika içerisinde mağazasını otomatik olarak açtma imkanı tanıyor ve gerekli olan birçok hizmeti ücretsiz veriyor. Eğer kendi alan adınızdan işinizi yapmak istiyorsanız bu da mümkün. Örneğin ayakkabicim.com sizin ise bu alan adını yönlendirerek de mağazanızı açabiliyorsunuz.

Sepeti.com Kurucusu Hakan Kadir Erdemir iki farklı hizmet paketi sunduklarını belirterek, “Sepeti 2 paketinde de müşterilerine e-ticarete başlamalarını kolaylaştırmak hedefindeyiz. Aylık 55 liraya gelen e-ticaret paketi ile 7’den 70’e bireysel ya da kurumsal tüm herkese e-ticaret sitesine sahip olma imkanı tanıyoruz. Buradan açılan mağazalara son kullanıcı güveniyor. Sepeti.com da mağazaları açarken ince eleyip sık dokuyor. Özellikle ürün temini, siparişin takip edilmesi gibi konularda hassas, mağazalarının müşterilerine iyi hizmet vermesini hedefliyoruz. Google optimizasyonu konusunda yaptığımız çalışmaları müşterilerimizle paylaşıyoruz. Limitsiz ürün girişi sağlayan Sepeti.com kullanıcı dostu arayüzü ile çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Mağazalarına mobil platformda da satış imkanı veren Sepeti.com, akıllı telefon ve tabletlerle uyumlu olarak çalışabiliyor. Bu da mobil platformda da ücretsiz olarak mağazaların var olabilmelerini sağlıyor. Aynı zamanda da Mobil E-ticaret Paketinde müşterilerine ücretsiz IOS ve Android uygulaması da sunuyor. Apple Store ve Google Play’den indirilen uygulamalar için ekstra bir ücret istenmiyor. Mağazanın mobil uygulama platformunda da olması sağlanıyor.” diyor.

Bu yeni sepet kavramı ile e-ticaretin bireysel tarafta daha çok yaygınlaşacağın söylemek için kahin olmaya gerek yok. Artık herkes alıcı, herkes satıcı olacak. Görünen budur.

(Bu yazının bir kısmı 29 Aralık 2013 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
Bu verileri sanallaştırsak mı?
Telekom sektörünün fotoğrafı

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: