Sosyal medya dedikleri vezir de eder rezil de…

Bu sosyal medya dedikleri ortam bireylerin ve şirketlerin, merak ettiği ve bir o kadar da korktuğu bir ortam halinde. Burada çok kolaylıkla puan kazanabilirsiniz ya da tersine rezil olabilirsiniz. Bu tür taze bir olay anlatacağız.

Konunun içinde sosyal medya uzmanı bir gazeteci ve internet kullanıcılarından tepki gören bir marka var. Konumuz marka ya da gazeteci değil. Bu nedenle isim vermeyeceğiz. Onun yerine size “sosyal medya” ve “sosyal itibar” yönetimini anlatacağız.

Bahsettiğimiz eleştirilen marka, muhtemelen kendisi için pozitif bir imaj yaratmak üzere, popularitesi yüksek gazeteciyi şirketinde misafir ediyor. Sonrasında da gazeteciden, kendi blogunda, o markaya eleştirileri adeta cevaplandıran bir olumlu yazı çıkıyor.

Bu marka sadece ülkemizde değil, 2005 yılında İngiltere’de tüketicilerden tepki görmüş ve bu nedenle AB komisyonun raporlarına konu olmuş. Ama gazetecimiz bu konuları –belki de vakti olmadığından– atlamış gözüküyor. Çünkü atladığı konular arasında güvenlik konuları var.

Sosyal medyanın rezil eden yönü; ortak akıl. Yani eski gazetecilik döneminde yazdıklarınıza gelen tepkiler, siz ortaya çıkarmadıkça gözükmüyordu. Sosyal Medya olduğunda gözüküyor. Üstüne üstlük gözüken ifadeler “ortak akıl” sayesinde bilgi üstüne bilgi ile katlanabiliyor.

Bu gazeteci arkadaşa da bu oldu; yazdıkları içinde teknik açıdan doğru olmayan ifadeler yer alıyordu. Bunları cevaplayan güvenlik uzmanları olayı daha eleştirel hale getirdiler. Sonuçta gazeteci geri adım attı. Yazısını düzeltti. Kendi ifadesi gibi olan açıklamaları, şirketin söylediğine göre şeklinde revize etti.

Bizi ilgilendiren yönü; işin “sosyal medya” ve “sosyal itibar” tarafı. Bugün önüne gelen “sosyal medya uzmanı” ya da “itibar yöneticisi” ama kendilerine “hangi okulu bitirdiniz?” ya da “ne masterı yapınca sosyal medya uzmanı olunuyor” ya da “kaç yıllık sosyal medya uzmanlığı tecrübeniz var?” diye sormamız mümkün olmuyor. Çünkü sosyal medya bir o kadar yeni.

Bahsettiğimiz marka, kendisi için olumlu bir adım atayım derken, hem gazetecinin itibarına ufak bir kara nokta kondurdu, hem kendisinin durumunu yeniden hatırlara getirmiş ve tepkilerin üstüne yeni tepkiler yaratmış oldu.

Benzer bir yaklaşım, bir başka büyük markamızdan gelmişti. Ünlü bir ozanımızın vefatını, şarkılarını şurdan dinleyebilirsiniz mesajı ile verdiklerinde, bir çok kişi tarafından “o ozanın vefatını kendi reklamı için kullanmakla” damgalandılar. Bu bir anda önemli olmayabilir ama tekrarı durumunda itibarı epeyce yontan bir duruma döneişebilir.

O nedenle siz siz olun; sosyal medyada populist yaklaşım göstermeyin; Çünkü rezil de eder, vezir de;

Yazımızı sosyal medyadan bir yabancı firma hikayesi ile bitirelim; Bakın turk.internet.com’da Kozan Demircan ile yayınlanan bir sosyal medya makalesinde neler belirtiliyor;

Değeri 5 milyar $’ı bulan ünlü oyun firması Electronic Arts (EA) 2012 mart ayında çıkardığı Mass Effect 3 video oyunu ile oyuncuların beklentilerini karşılayamadı. Okuyucuların sosyal medya tepkisini ise öenmsemedi ve bir halkla ilişkiler atağı ile çözmeye çalıştı. Ama tepkiler katlandı. Twitter mesajları ve forumlarda hızla tepki grupları örgütlendi. Bu gruplar, önce Twitter’da oyunu sevmeyen tüketicilerle alay eden karikatürler ve videolar yayınlayan EA ve Bioware çalışanlarını köşeye sıkıştırıp sindirdiler. Zekice verilen cevaplar, ayrıntılı incelemeler, mantıklı açıklamalar ve profesyonelce hazırlanmış espritüel YouTube eleştiri videoları EA’nın kurumsal inandırıcılığını yitirmesine neden olurken eleştirmenlerin saygınlığını da arttırdı.

Sonunda tepkiler öyle bir boyuta geldi ki oyunu eleştiren bazı gruplar yoksullara yardım kampanyaları düzenlemeye başladılar. Ayrıca, Bioware çalışanlarına “Aslında sizi seviyoruz ve başarılı olmanızı istiyoruz, çünkü sizden güzel oyunlar istiyoruz, taleplerimizi dikkati alın” mesajıyla birlikte hediyelik eşyalar gönderdiler.

Böylece EA birden amatör (!) bir karşı PR kampanyası ile karşılaştı ve EA’dan yana olan web siteleri de itibar kaybına uğradıkları için geri adım atmak zorunda kaldılar.

Şirketler sözümüz sizlere; bugün Sosyal Medya’da atacağınız adımları, tecrübesi sizin yarınız kadar olmayan uzman ve şirketlere bırakmayın. Kartvizitlerine ve referanslarına güvenmeyin. Burada “sihirli” bir şeyler yok. Sosyal medya sadece samimiyet, dürüstlük ve ilgi bekliyor. Gerisi palavra..

(Bu yazının bir kısmı 4 Kasım 2012 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
Cep telefonu almayı düşünüyorsanız
Google’ın reklamlarını bloklarsak ne olur?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: