Sosyal Medya kullanımında madalyonun iki yüzü

Kullansınlar veya kullanmasınlar artık sosyal medya denince tüm insanların kafasında oluşmuş olumlu veya olumsuz bir şeyler var. Gerçek olansa sosyal medyanında herşey gibi hem iyi hem de kötü amaçlarla kullanımı mümkün. İşte madaolyonun bu iki yüzüne kısaca değineceğiz. Hatta kötü yüzüyle ilgili hiç detaya girmeyeceğiz.

Detaya girmeyeceğimiz için önce kötü yüzünden bahsedelim. Hiç uzağa gitmeden hemen içinde bulunduğumuz coğrafyadan örnek verelim. Bildiğiniz gibi cevremizdeki bazı ülkelerde çeşitli terör örgütleri var ve bunlar sosyal medya araçlarını oldukça etkin kullanıyorlar. Örnek vererek propaganda yapar duruma düşmeyelim. Sizler zaten geleneksel medya araçlarına da konu olan bu haberleri okuyorsunuz. Kötü kullanım reklam açısında başarılı olsa da içerik açısından hoş karşılanmıyor. Bu tartışma hep sürecek görünüyor.

Sosyal medyanın iyi yüzünden bahsedelim. Bunu çoğaltalım ki iyilik çoğalsın. Çünkü şimdi yazacaklarımız hiç tartışılmayacak şeyler. Çünkü somut örneklerle anlatacağız.

Tsunami’yi herkes duymuştur. Genelde deprem sonrası büyük denizlere kıyısı olan ülkelerde görülen dev dalgalar. Örneğin geçtiğimiz günlerde Alaska’da meydana gelen 8.0 şiddetindeki deprem, doğal olarak Tsunami uyarısına neden oldu. Bu uyarı eskiden ses çıkaran dış mekan cihazlarla yapılıyordu. Bugüne kadarki geleneksel yöntem buydu. Fakat Avustralya, Kanada gibi yerlerde ayrıca telefon, faks, e-posta ve sosyal medya üzerinde bir yapılanma planlanmış ve bu yapılanma üzerinden Tsunami gibi afet/felaket uyarıları çok daha verimli bir şekilde yapılıyor.

Nitekim artık Alaska Tsunami Uyarı Sistemi sismik aktivite tespit ettiğinde, Tsunami riski altında olan bölgedeki oturanlara otomatik bir mesaj gönderiyor. Bunula da yetinmiyor, aynı zamanda “öncelikli bildirim” listesinde olanlara yani bölgenin yerel idarecileri, bölgesel afet koordinasyon yönetimi, ambulanslar ve medya kuruluşları da bu mesajı alıyorlar.

Tüm bunların yanısıra Twitter hesabı ve internet sitesi üzerinden de mesajlar aktarılıyor, bilgilendirme yapılıyor. Tsunami tehlikesi içeren bölgeleri gösteren bir harita oluşturuluyor.

Tüm dünyada benzer afetleri önceden öngörüp sadece yetkililere değil tüm ilgililere haber veren sistemler üzerinde çalışılıyor. Bu yapılırken de haber verme anlamında sosyal medya önemli bir açılım oluşturuyor.

Yukarıda bahsettiğimiz örneği gördünüz. Yani sosyal medya kamunun yararı için verimli bir şekilde kullanılıyor. Bu konuda ülkemizde de benzer çalışmalar var mı? Bilmiyoruz. Umarız vardır. Yoksa da ülkemizde de benzer yapıların oluşturulması için yetkililerin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini söylememize herhalde gerek yoktur.

(Bu yazının bir kısmı 3 Ağustos 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

You may also like
Güçbirliği şart
Kablosuz internet ne kadar güvenli?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: