TTNet’i neden bıraktım?

İnternet hayatımıza girdiğinden beri internet kullanıcısıyım. Süreç içinde önceleri Türk Telekom daha sonra ise TTNet kullanıcısı oldum. Hatta bu yılın Eylül ayında da paylaşımlı 8MB kullanıcısı oldum. Bir şikayetim var mı diye soracak olursanız şu ana kadar internet erişimden herhangi bir problemle karşılaşmadım. Sadece Türk Telekom çalışanlarının greve gittiği dönemde bazı problemler yaşamıştım. Fakat o dönemde herkes bir sürü problem yaşıyordu zaten.

Dediğim gibi TTNet’i kullanırken bir problemim olmadı. Hatta hizmet kalitesini bir hayli yükselttilerde. Tarife değişikliğini internetten anında yaptım. Hemen uygulamaya girdi. Faturanızı ödemediğiniz için hattınız kesildiğinde, internete bağlanmak istediğinizde ekranınıza kredi kartı ile ödeme yapabileceğiniz bir site sayfası geliyor. Oradan ödemenizi yaptıktan kısa bir süre sonra internetiniz hemen açılıyor. Bunların hepsi kullanıcı dostu ve müşterinin hayatını kolaylaştırıcı iyileştirmelerdi. Fakat, bende için için batan bir şeyler vardı. Bunların ne olduğunu Superonline çalışanlarını sitemizde görene kadar sorgulamadım. Sorguladığımda ise iki basit cevap buldum. Aslında görünen fakat dikkat etmediğimiz iki cevap.

Birincisi başkalarını aramak için neredeyse şahsen benim hiç kullanmadığım Türk Telekom hattına her ay vermek zorunda olduğum ücret. İkincisi aynı ücrete daha yüksek hızda hizmet alabiliyor olmak.

Bunları biraz açayım. Birincisinin sebebi yalın ADSL denen hizmetin henüz ülkemizde nedense uygulanmıyor oluşu. Evinize ADSL almak istediğinizde önce Türk Telekom’dan bir telefon hattı almanız gerekiyor. Bu hattında her ay sabit bir ücreti var. Yani hala basılı fatura kullanıyorsanız adresinize iki ayrı fatura geliyor. Biri Türk Telekom’dan diğeri TTNet’ten. Benim gibi basılı fatura kullanmıyorsanız ve otomatik ödeme talimatı vermediyseniz, hattınız kesilince borcunuz olduğunu öğreniyorsunuz. Sonra topluca bir para yatırıyorsunuz. Para ödemek şu ekonomik koşullarda zaten can sıkıcı bir durum ama topluca para ödemek daha da can sıkıyor.

İkincisi, TTNet’ten aldığım hizmetten daha hızlısını ve paylaşımsız olarak daha ucuza alabiliyorum. Şöyle ki; TTNet’ten 49 TL’ye kullandığım 8MB paylaşımlı kullanımı Süperonline’dan aynı fiyata paylaşımsız ve 10 MB olarak alabiliyorum. 2MB için değer mi diye düşünüyorsanız size paylaşımlı kelimesinin anlamını açayım. Ay içindeki internet kullanımınızda şayet 15GB veriyi bir şekilde bilgisayarınıza indirme yönünde kullanmışsanız erişim hızınız otomatikman 512KB ye düşüyor. Yani 512KB’ye düştükten sonra bir sonraki fatura dönemine kadar internette dolaşırken kasılıyorsunuz.

Bu durumda görüne o ki TTNet’in bir an önce yalın ADSL olayını gerçekleştirmesi lazım. Fakat gördüğüm kadarıyla o konuda biri Türk Telekom diğeri BTK olmak üzere iki büyük değişken var. Yani TTNet’in elinde fazlaca bir hareket alanı yok. Çünkü TTNet’in sahibi olan şirket Türk Telekom. Dolayısı ile bu problemi çözmesi gereken de o gibi görünüyor. Diğer taraftan tarifelerde indirimler yaparak fiyat rekabetiyle bu eksiğini kapatabilir mi diye baktığımızda o da zor görünüyor. Çünkü regülasyonlardan dolayı yeni fiyat belirlemelerde BTK onayı gerekiyor. Bu  onayın süresi bazı durumlarda bir hayli uzayabiliyor. Gördüğüm o ki TTNet’in elinde çok fazla bir şey yok. Her şeyin çözümü büyük abisi Türk Telekom ile BTK arasında gerçekleşecek görüşmelerde.

Servis sağlayıcımı değiştirme kararından sonra içimde sızlayan bir şeyler var mı diye düşündüm. Hani insan yıllardır birlikte olduğu bir arkadaşından mekan değişikliğinden dolayı ayrılırken içinde  burukluk olur ya. İşte öyle bir burukluk hissettim. Fakat, neticede rasyonel bir tüketici davranışı gösterdiğimi düşünüyorum. Yarın bir gün TTNet ile yeniden bir araya gelebilirim. Yeterki tüketici davranışlarını doğru tahlil edebilsin.

(Bu yazının bir kısmı 27 Aralık 2009 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
2007’den aklımızda kalanlar
YouTube’u ne yapmalı?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: