Tag Archives: Yalnızlık

Kaybettiğim her şeye…

Konuşmanın hiçbir şeye değmediği anların olduğunu fark ettiğimde lisedeydim. İşte o günden sonra yazmaya başladım. Çünkü Cesare Pavese’nin dediği gibi; “Ben, hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım. O yürek yok bende…”

Unutmadan…

Aptallar yalnızlığa pek katlanamaz ama akıllılar bir nimet olarak görür. “Asla yalnızken yalnız değilim.” der Schiller.

Ben mi?..

Öylesine güzel ki yalnızlığım, kaybettiğim her şeye değer. Ve… Öylesine güzel ki yalnızlığım, vazgeçtiğim her şeye değer.

DEVAMINI OKU

Kaybettin…

Ne kadar silersen sil, ya yırtılır defterin ya da izi kalır cümlelerin.

Unutmadan…

Kırmızı bir atkı al sade, yalnızlığını saklar. Spiritüel kitaplar okuma, bu kış ruhunu sakatlar.

Ben mi?..

Öyle bir sihirbazdın ki beni bile kaybettin.

DEVAMINI OKU

Yalnızlığın en kötüsü… 

Şeytan’ını merak ediyor ve O’nunla tanışmak istiyor musun? O zaman kendi içine yolculuk yapmalısın.

Unutmadan…

Hiç kimse kendi gölgesinin dışına çıkamaz… Yani… Her insan en az kendisi kadar yalnızdır.

Ben mi?..

Yalnızlığın en kötüsünü yaşıyorum. Beni anlamayanların arasında kaldım.

DEVAMINI OKU

Selamını aldım yalnızlığın

Ömrünüzü ömrüne yazmışsınızdır. Her anınız, yanınızda olmasa da O’nunla doludur. İçinde bulunduğunuz ve kontrolünüz dışındaki özel durumdan dolayı maddi imkanlarınız kısıtlanmıştır. Fakat buna rağmen O’nu mutlu edeceğini düşündüğünüz küçük sürprizler peşindesinizdir. Her sabah bir gün önceki tüm tatsızlıkları unutmuş olarak O’na duyduğunuz büyük aşk ile uyanırsınız. Fakat O nedense size birşeylerin dersini vermek ve kendince birşeyler öğretmenin peşindedir. Oysa siz aşkı kurtarmanın peşindesinizdir. Dolayısıyla size yaptığı ve O’na yakışmayan bu haksızlığı görmezden gelirsiniz.

Beş gün öncesinde telefon ile konuşurken haftasonu programınızda söylediğiniz gibi Pazar akşamı biraz geçte olsa saat 21:30’da O’nun olduğu şehre gelirsiniz. Heyecanla O’nu ararsınız: “Ben geldim. Neredesin?” demek ve yanına koşmak için. Telefon açılmaz. Meşgul olduğunu düşünür beklemeye başlarsınız. Her ihtimale karşı 15 dakika sonra da mesaj atarsınız: “Aradım.” diye ve beklersiniz… Beklersiniz… Beklersiniz…

Beklemeniz iki saatini devirip üçüncü saate doğru ilerlerken aklınızdan binlerce şey geçmeye başlamış ve moraliniz dip yapmıştır. Ruhunuzun karanlık tarafı harekete geçmek için tüm beyninizi ve bedeninizi zorlar. Git bul, çık karşısına, bak gözlerine ve söyle yüzüne: “Yakışıyor mu sana, bana yaptığın bu haksızlık.” Sonrasında da her şeyi geri dönülemez şekilde kır, dök. Fakat kalbiniz sizi frenlemeye çalışır ve derki: “Kırsan, döksen neye yarar. Sen aşkı kurtar. Çünkü bir kez yola çıkarsan artık dönüşü yok.”

Kalbinizin sesini dinleyip en etkilisinden bir uyku hapı alıp otelinizin odasında kendinizi uykunun kollarına bırakırsınız. Saat 24:00 gibi yıkılırken dünya üzerinize ve gözleriniz kapanırken, dudaklarınızdan “Doğdu içime ayrılacağın… Selamını aldım yalnızlığın.” cümleleri dökülür.

DEVAMINI OKU

İlginç bir sabah…

image

İlginç bir sabah… Yalnızlığın selamını getirir gibi…

DEVAMINI OKU

Kahve…

image

Kendinle birlikteysen, kahveyi keyfe dönüştürmek gerekir. 😉

DEVAMINI OKU

Değerli yalnızlık…

image

Yalnızlık değerli midir?.. Kim bilir?.. Belki…

DEVAMINI OKU

Kahve…

image

Kahve… Yalnızlıktır… Bazen…

DEVAMINI OKU

Özeleştiri…

Yalnızlık…

Büyük hayallerinizi küçük insanlarla ziyan etmişsinizdir hep. Sevdikleriniz öyle bir hale getirmiştirki sizi, artık kendinizden bile nefret edersiniz. Yorgunsunuzdur… İçinizde büyük büyük ağlamak vardır. Oturup bir duvar dibine, hem dünyaya, hem bütün insanlara, en içten halinizle doya doya ağlamak istersiniz. Derken… Yalnızlığınız insanlarla doluyken, karşılaşırsınız onunla. Önce susarsınız. Çünkü, suskunluğunuzun sesini duyacak yürek var mıdır onda? Bunu anlamak istersiniz.

Hep…

Kendinizi öylesine, hiç ama hepmiş gibi hissedersiniz. Her zaman yanınızda olacağını düşünürsünüz, onun hiç böyle bir düşüncesi olmaması ihtimalini göz ardı ederek. Olağanüstü, muhteşem ötesi günler yaşarsınız. Her şeyine koşturur, her isteğini gözü kapalı yaparsınız. Tüm hislerinizi anlatamazsınız ona… Çünkü kelimeler yetmez her şeyi anlatmaya. Tüm bunlara rağmen, çarparsınız hep onun duvarlarına. Bozulursunuz… Unutmak ister uzaklaşırsınız. Her uzaklaştığınızda, O “Ben burdayım” diyerek hatırlatır kendini.

Yorulmak…

Artık içinize atarsınız size ağır gelen tüm gerçekleri. Susarsınız. Hem de öyle bir susarsınız ki… Yutarsınız sessizliği. Suçlamazsınız hiç kimseyi. Çünkü… Kendinizi bu hale getiren sizsinizdir. Farkedersiniz… Gitmeler yormaz beklemek kadar, gelmeyecek birini. Size ne kadar koysa da kargaşanın içinde yalnız kalmak, hep bilmişsinizdir yerinizi. Ne bir adım geride, ne bir adım önde olmuşsunuzdur.

Hesap…

Kendinize kaldığınızda yorgun ve yalnız… Hesap sorarsınız yüreğinize “Sevilmeden sevmek sana mı kaldı?” diye. Sonra döner sevgiliye dersiniz ki; “Yeter artık… Yolu uzatma. Gökyüzüne merdiven dayamak gibi seni sevmek… Sevmenin sonu yok, kavuşmanın yolu yok. Umudum her zaman bakidir. Fakat… Zaman kısa… Ben yorgunum…”

DEVAMINI OKU

Sen mi gökyüzünde daha yalnızsın?

image

Yoksa yeryüzünde kalabalıklar arasında yaşayan ben mi daha yalnızım. 🙁

DEVAMINI OKU
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish