Category : GAZETE KOCAELİ

Teknoloji haber kaynaklarını nasıl etkiledi?

Eskiden gazetecilik daha zordu. Haber yazmak işin en kolay tarafı idi. Yazılan bir haberin dizilmesi ve basılması daha zordu. Hatta en iyi dizgicilerin okuma yazma bilmeyenler arasından çıktığı dahi hala konuşulur. Fakat gelişen zaman içinde teknolojiden en çok yararlanan sektörlerden biri oldu.

Bir haberin yayına kadar ki kısmını kabaca üç kısma ayırabiliriz. Haberin üretilmesi, yayına hazır hale getirilmesi ve yayınlanması. Teknoloji her üç alanda da büyük kolaylıklar sağladı. Tüm bunların detaylarına girmeyeceğiz. Sadece görsel medya cephesinde haberin üretilmesi safhasında kullanılan kaynak ve yöntemler üzerinde duracağız.

TV kanalları yakın bir zaman kadar ajanslardan gelen haberler ile kendi haber ekiplerinin ürettiği özel haberler ile izleyicilerine sesleniyorlardı. Hatta bazı kanallar bütçe kısıntıları sebebiyle sadece ajanslardan beslenir hale gelmişti. Dolayısı ile haberlerin sunuluşu ve kullanılan görüntüler bile aynı olabiliyordu. Zaten ana haberi çok izlenen kanallar kendi ekiplerinin ürettiği özel haberler ile farklılıklarını ortaya koyuyorlardı. Dolayısı ile çok izleniyorlardı. Fakat onlarında kendi aralarındaki rekabet ister istemez daha başka farklılıklar istiyordu. Derken rekabetteki özgünlük arayışına çözüm, yeni teknolojilerden ve sosyal medyadan geldi.

Bizimde dikkatimizi çeken bir detayı Medya Takip Merkezi bir internet sitesi için araştırmış diğer bir deyişle somut hale getirmiş. 20-26 Eylül haftasında, Türkiye’nin en çok izlenen 8 TV kanalının ana haber bülteninde yayınlanan tüm haberleri, kaynaklarına göre inceleyen MTM, ilginç tespitlerde bulundu. İşte o araştırmanın çarpıcı detayları…

Anahaber bültenlerinde en çok kullanılan kaynaklar;

  1. Haber ajansları: Anahaber bültenlerinin en büyük içerik kaynağı hala haber ajansları.

  2. Güvenlik kameraları: İkinci sırada, güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler ile yapılan haberler yer alıyor. Güvenlik kameralarının görüntülerinden, başta hırsızlık olmak üzere, kaza ve cinayetler gibi, yaşama dair çeşitli haberler üretiliyor.

  3. Mobese kameraları: Anahaber bültenlerinde en çok yararlanılan üçüncü kaynak Mobese kameralarının kaydettiği görüntüler ile üretilen haberler. Trafik kazaları başta olmak üzere, çeşitli soygun haberleri de bu kaynaktan üretilebiliyor.

  4. Sosyal paylaşım ağları: Anahaber bültenlerinin en sık başvurduğu dördüncü kaynak Facebook, DailyMotion, İzlesene, Myspace, Twitter gibi sosyal paylaşım ağları. Sosyal medya mecraları arasında en popüler olanı ise Facebook. Facebook’ta başlayan aşklar, kavgalar, atışmalar, cinayetler, dolandırıcılıklar gibi yaşama dair çeşitli olaylar, anahaber bültenlerinde sıkça haber olarak karşımıza çıkıyor.

  5. Vatandaş haberciliği: Son dönemin en popüler habercilik biçimlerinden biri olan “vatandaş haberciliği”, anahaber bültenlerinin de zaman zaman başvurduğu kaynaklar arasında yer alıyor. Vatandaşın cep telefonu ile çektiği kaza, kavga, hırsızlık, soygun görüntüleri, haber bültenlerine de yeni bir kaynak oluşturuyor.

  6. Ses kayıtları: Çeşitli kaynaklardan doğrudan basına servis edilen veya sosyal paylaşım sitelerinde ortaya çıkan ses kayıtları da anahaber bültenlerinin haber kaynakları arasında altıncı sırada yerini alıyor.

Burada iki, üç ve dördüncü sıradaki haber kaynaklarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Sizce de ilginç bir değişim değil mi?

Yeni haber kaynaklarına en fazla ilgiyi gösterenler ise sırasıyla Kanal D, ATV ve FOX TV ana haber bültenleri oldu. Haber kaynağı haline gelen güvenlik kamerası, Mobese kamerası ve sosyal paylaşım ağlarının gelişim süreçlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.

(Bu yazının bir kısmı 19 Ekim 2010 tarihli Gazete Kocaeli gazetesinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Ekonomi düzeliyor gibi

Türkiye’de faiz oranlarının halen cazip seviyelerini koruması ve gelişmekte olan ülkeler arasında makro dinamiklerinin sağlam bir görünüm sergiliyor olması ülkemizi yabancı yatırımcıların gözünde cazip hale getiriyor. Buna bir de uluslararası kuruluşların ABD ve Avrupa Birliği için olumsuz tablolar çizmesi eklenince ülkemizin farkı bir kez daha ortaya çıkıyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizden çıkış yolunda elde edilen olumlu sonuçlarda bir yavaşlama görülüyor. Diğer bir deyişle toparlanma yavaşladı. OECD’nin geçtiğimiz günlerde ülkemize övgüler dizerken, ABD ve AB hakkındaki büyüme beklentilerini aşağı doğru revize etmesi toparlanmanın “V” değil “W” şeklinde olacağı yönünde beklentileri artırdı. Gerçi ülkemiz ekonomisinde diğer ülkelere göre görünen olumlu düzelmenin sebebi aslında dış dinamikler değil. Dış dinamikler aslında çok olumsuz bir tablo çiziyor. Türkiye’nin büyümesini asıl destekleyen olgular iç dinamikler yani iç talepteki büyüme.

Ekonomistler diyor ki; “Son dönemde canlanmayı destekleyen faktörler bir araya geldi. Yani düşük faiz, yükselen tüketici güveni, ertelenen talep ve ekonomik büyüme bir araya gelince konut satışları patladı. Genel seçimlere kadar da bu eğilim devam edecektir.”

Yatırımlarda 2010 yılı için yüzde 26.1, gelecek yıl içinse yüzde 16.3’lük bir artış bekleniyor. Bu beklenen artışlar gerçekleşir ve bunlara ihracatta olması gerektiği şekilde eşlik ederse istihdam rakamlarında olumlu düzelmeleri göreceğiz demektir. Diğer taraftan yatırımların artması sanayi sektörünün büyümesi anlamına gelir. Sanayinin büyümesi kalifiye eleman ihtiyacı demektir. Bunun anlamı ise ücretlerin artması demektir.

Son olarak şunları söyleyeyim. Küresel ekonomide ülkeler arasında kur savaşları yaşanıyor. TL’deki değerlenme ülkemize sıcak para girişini artırıyor. Son bir ayda 1.5 milyar dolarlık sermaye girişini bir kenara not etmek lazım. Bu rakamın yıl sonuna kadar 3 milyar doları bulması bekleniyor. Görünen o ki ülkemizi ekonomik olarak güzel günler bekliyor. Bekleyip göreceğiz.

(Bu yazının bir kısmı 12 Ekim 2010 tarihli Gazete Kocaeli gazetesinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish