Tag Archives: Turkcell

4,5G ihalesi nihayet yapıldı

Hepimizin 4,5G ihalesi diye bildiği ihale nihayet yapıldı. Milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun. Tüm bu süreçleri başından beri hazırlayan, yürüten, sonuçlandıran ve içinde kâh oyuncu kâh da düzenleyici olarak rol alan herkese bu ülkenin bir vatandaşı olarak kendi adıma teşekkür ediyorum. Diğer taraftan bu ülkenin milletine ve toprağına aşık bir gazetecisi olarak, bazı cümlelerim kimilerinin canını acıtak olsa da izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

DEVAMINI OKU

Bilişimin 500 incisi açıklandı

M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri tarafından yapılan ve artık gelenekselleşen Bilişim 500 araştırmasının bu yıl 16.’sı gerçekleştirildi. Araştırmayı Bilişim 100 olduğu dönemlerden beri bildiğim için bu tören benim için biraz da bilişim sektörünün kat ettiği uzun ve meşakkatli yolu hatırlatan nostalji yolculuğu gibiydi. Araştırmanın ortaya koyduğu ve o günlerde sektör olarak hayal dahi etmediğimiz büyüme rakamlarına bakınca bilişim sektörü olarak Türkiye’de hiç de azımsanmayacak bir gelişme yaşandığını daha net gördüm…

DEVAMINI OKU

4G ihalesi ertelendi

Sonuç cümlemiz: 4G ihalesi ertelendi. 4G nedir? Neden ertelendi? Şartname değişecek mi? Gerçekten yapılacak mı? Tekrar ertelenebilir mi?.. vb. üretilen bir çok sorunun cevabını vermeyeceğim. Tüm bunlarla ilgili birçok paylaşımı internet sitelerinde ve sosyal medya araçlarında zaten görebiliyorsunuz. Burada tekrar etmem çok da anlamlı değil diye düşünüyorum.

DEVAMINI OKU

Kaan Terzioğlu’nun 600 günü @UDHB @btkbasin @Turkcell @Kaan_Terzioglu

Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu, görevine 1 Nisan 2015 tarihinde başladı. Bir tarafın bakış açısıyla Turkcell’de birtakım işlerin rayına oturduğu, krizlerin göreli olarak daha az yaşandığı bir dönemde göreve geldi. Fakat diğer bir tarafın bakış açısıyla da nihai karar vericilerin, yani devletin Turkcell üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde geldi. Turkcell CEO’luk görevi için ismi geçenler devlete çok yakın isimlerden oluşmasına rağmen Kaan Terzioğlu’nun ismi, (devlete yakın bağlantılarına rağmen) hemen her kesimden konuyla ilgilenenler tarafından memnuniyetle karşılandı.

Terzioğlu’nun Turkcell’de işe başladığı günden itibaren geçirdiği aktif iş hayatına dair 600 günde başardıkları ve başarmakta zorlandığı konuları incelemek, onun bundan sonraki Turkcell ve/veya kariyer planını anlamamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

Göreve başladığı ilk günlerde Turkcell içinde çok ciddi gönüllü ve gönülsüz işten çıkarılmalar yaşandı. Birçok çalışana “paket” tabir edilen hak edişlerin ötesinde tazminatlar verilerek işten ayrılmaları kolaylaştırılırken, dikkat çekici olansa pazarlama ve teknik taraftaki kilit pozisyonda yer alan ve çok uzun yıllardır şirket bünyesine bulunan isimlerle yolların ayrılması oldu.

Şirkette yaşanan ayrılıkların en yoğun bölümü Terzioğlu’nun hemen altındaki genel müdür yardımcısı katmanında yaşandı. Bu seviyede neredeyse bir tane bile eski genel müdür yardımcısı kalmadı. Hemen hemen Turkcell’in büyüyüp bugünlere gelmesinde etkili olan isimler ayrılıp başka şirketlere geçti.

Terzioğlu’nun bir diğer etkisi de hatırlı yerlerden gelen telkinlere kulak vererek kurum içine atadığı isimlerin sayısındaki artış ve bu isimlerin kurum içindeki etkilerinin artmasını sağlamak oldu. Süreyya Ciliv döneminde şirketin çok farklı kademelerinde çalışanlar genel müdürün karşısına dikilip yaptıklarını tartışmaya açabiliyordu. Fakat hatırlı yerlerin tavsiyesi ile gelenlerin aldığı kararlar bu tip şirket içi demokrasiyi bir hayli engelledi.

Şirketin kültürüne çok da vakıf olmayan yenilerin gelişi genel bir değişim yaşanmasına ve geleneklerden kopulmasına neden oldu. Özellikle “şirket hafızası” bu durumdan çok etkilendir. Bu da bir zamanlar en çok çalışılmak istenen şirket özelliğine sahip Turkcell’in bu özelliğinden birkaç basamak birden, kaba tabirle tepetaklak aşağı inmesine neden oldu.

Kaan Terzioğlu’nun gelmesi ve onun danışmanlık geçmişi, şirketin söylemlerine de farklı şekillerde yansıdı. İlk geldiğinde basına sıcak davranacağı izlenimini uyandıran Terzioğlu, kurumsal iletişimindeki değişimle beraber bu görüntüden giderek uzaklaştı. Kurumsal iletişimin seçme ve üst düzey diye tabir ettiği medya mensupları ile bir araya gelerek genele, özellikle de sektör medyasına bilgi vermekten kaçındı. Basın toplantılarında gazetecilerin karşısına geçmek yerine kapalı devre aktivitelerde köşe yazarlarıyla muhatap olma yolunu seçti.

Geldikten sonraki en ilginç çıkışlarından biri de daha önce açıklamalarında çok dikkatli davranan Turkcell’in önündeki çeyrekler için neredeyse taahhüt niteliğinde açıklamalar yapması oldu. “Yıl sonuna kadar şu kadar gelir, beş seneye kadar bu kadar data kullanımı” gibi açıklamalar en azından biz gazeteciler arasında beğeniyle karşılandı.

Terzioğlu’nun en ilginç adımlarından biri de yıllardır konuşulan zihniyet değişikliği oldu: Her zaman telefon gelirleri arasında sesin gücü giderek azalacak onun yerini veri kullanımı alacak denirdi, ancak bu yüksek sesle söylenmezdi. Terzioğlu kaçınılmaz olan bu gerçeği neredeyse taahhüt olarak ortaya koydu. “Bu olacak ve buna karşı şu adımları atıyoruz” diyerek kendi tarafını belli etti.

Veri kullanımında elbette LTE’nin de gelmesiyle Turkell daha önce girdiği yollardan çıkmadı. En çok harcayan ve en geniş veri otoyollarına sahip şirket haline geldi. İhalede daha öncekilerde de olduğu gibi agresif bir taktikle en önemli frekansları topladı. Ancak 3G ihalesinden sonra tüm Türkiye sathında ele aldığı en hızlı olmak en iyi olmak konusunda oluşturmuş olduğu algıyı, yaptığı bunca yatırıma rağmen rakiplerine kaptırdı. Vodafone “en çok kapsayan”, Türk Telekom “en hızlı” algılarına sahip çıkarak Turkcell’in geçmişinden uzaklaşmasına ve yaptığı yatırımın çok daha altında bir ilgi çekmesine neden oldu.

Kaan Terzioğlu’nun en dikkat çekici eksi notlarından biri, şirketin genel iletişimine “yapamadığı” katkı oldu. Daha önce de onlarca stres dolu iletişim krizleriyle boğuşmuş ve bunlarla yaşamaya alışmış olan şirket; Terzioğlu döneminden sonra yaşadığı krizlerin birçoğu ile başa çıkamadı. Örneğin; Ensar Vakfı çalışanlarından bazılarının isimlerinin taciz skandallarına karışması ve Turkcell’in bu kuruma yaptığı sponsorluk şirketin yaşadığı en önemli krizlerden biri oldu. Turkcell’in bu sponsorluğu savunması anlayışla karşılanabilirdi fakat müşteri algısıyla inatlaşırcasına desteğini daha da artıracağını beyan etmesi çok ciddi kullanıcı kaybına neden oldu. Bu durum, Turkcell’in yıllarca “Kardelen” ve benzeri sosyal sorumluluk projeleriyle eğitime verdiği desteğin unutulmasına kadar varan iletişim krizleri yarattı.

Terzioğlu’nun gözden kaçırdığı ve eksi hanesine yazılacak davranışlarından biri de şirketin “Premium” algısını göz ardı etmesi oldu. Turkcell hep daha kârlı, daha çok ödeyen A+ müşterilere hitap ederken son bir buçuk yıl içinde bu özelliğinden çok uzaklaştı. Vodafone bu alanda oldukça büyük mesafe kat etti. Çünkü Turkcell gerek söylem gerek sattığı ürünler ve gerekse reklam diliyle A+ dünyadan uzaklaşmak için neredeyse elinden geleni yaptı.

Turkcell, eldeki tüm yerleşik değerlerini rakip şirketlere kaptırdı. Örneğin, eskiden sürdürülebilirlik ve yardımseverlik konularında liderdi. Ancak neredeyse bir buçuk yıl içinde Turkcell “belirli çevreler” dışında sponsorluk yapmayan, kazandığının bir kısmını kendini anlatmaya ve milletten aldığını milleti için harcamayan bir şirket haline dönüştü.

Özetle… İyi yönetilmeyen iletişim, şirketin pozitif algısının kısa zaman içinde değişmesine yol açtı.

Terzioğlu, bir danışmanlık şirketinden gelmesine rağmen şirketin finansallarını idarede oldukça zorlandı. Şirket belki de tarihinin en büyük finansal düşüşlerini bu noktada yaşadı. Gelir ve karlılıktaki erime, şirketin kendini dışarı anlatmada yaşadığı zorluklarla da birleşince bu erime borsaya yansıdı. Terzioğlu’nun adı Turkcell ile anılırken 12 TL civarında olan hisse değeri şu son zamanlarda 9 lira civarına düştü. Yani 600 günde yaşanan erime yüzde 30 civarında. ABD’deki borsa deneyimindeki düşüş neredeyse yüzde 50’ler civarında.

Terzioğlu altyapı yatırımlarında da geri kaldı. Daha önce başlatılan fiber yatırım hamlesi şirketi fiber satışında bir noktaya getirmiş olsa da bunun devamı getirilemedi. Elbette bunun suçunu izin vermeyen devlet ve belediyelere, rekabeti zedeleyen rakiplere, rekabetin sağlanmasına ön ayak olmayan devlet yetkililerinde aramak mümkün. Ancak daha önce Turkcell bu gibi şartların yokluğunu halka ve basına şikâyet eder, bu konuda adımlar atılması isteğini dillendirir en azından isteklerinin bir bölümünü kabul ettirirdi. Terzioğlu’nun her Türk vatandaşı gibi devleti ile sıfır problem istemesi anlaşılabilir bir davranış. Fakat, Türk Telekom ile sıfır sürtüşme istemesi, dolayısıyla da fiber konusunda eskisi gibi büyük adımlar atmaması anlaşılabilir bir davranış olmadığı gibi altyapı kurulumunda da geride kalmasına sebep oldu.

Bu arada Sezar’ın hakkı Sezar’a… TELKODER’in destekleriyle fiber konusunda Vodafone, Türksat ve alternatif operatörlerle “ortak altyapı” şirketi kurma konusundaki öncülüğü takdire şayan… Üstelik, bu hareketi Türk Telekom’dan sonra en uzun fiber altyapıya sahip olan şirket olarak desteklemesi, rekabetin hizmette yapılması mesajını vermesi kendisine artı puan kazandırıyor. Lakin çok akıllı bir yönetici olan Paul Doany’nin, “Baz istasyonlarını da paylaşalım…” şeklindeki manevrasına nasıl karşılık vereceği merak konusu…

TeliaSonera’nın telekom sektöründen çıkacağını açıklaması ve sonrasında yaşananlar ile bu yaşananlara Global Tower’ın bile çare olamaması ise başlı başına ayrı birer konu. Burada bunların detayına girmeyeceğim.

Sonuç olarak, kimse bu analizin önünde arkasında bir şey aramasın. Hele de içinden küçük bir ayrıntıyı cımbızlayarak tüm analizi değersizleştirmeye çalışmasın. Herkes, elindeki taşı bana fırlatmadan önce aynaya baksın ve dürüstçe söylesin: Muhterem Kaan Terzioğlu sınıfı geçti mi, kaldı mı?

DEVAMINI OKU

Süreyya Ciliv’in yeni işi ne olacak?

Turkcell eski CEO’su Süreyya Ciliv ile herşeyi ile haber olmaya devam ediyor. Bilişim Muhabirleri Derneği geçtiğimiz günlerde kendisine ülkemiz bilişim sektörüne yaptığı katkılardan dolayı bir teşekkür plaketi verdi. Dernek başkanı olarak o plaketi Süreyya beye takdim etmekte bize düştü. Süreyya beyin son 18 yılına baktığımızda bunun ilk üç yılı Microsoft Türkiye, devamında yedi yıl Microsoft Amerika ve son sekiz yılda Turkcell olmak üzere ülkemiz bilişim sektörünün uluslararası platformdaki yüzü olduğunu görüyoruz. Temennimiz ülkemizde kalması ve bilişim alanında hizmete devam etmesidir.

Dernek üyesi gazetecilerle neler konuştuğunu medyada okumuşsunuzdur. Fakat biz bir de kendi gözümüzden sizin için özetleyelim dedik. Turkcell eski Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in sohbetindeki en etkileyici cümleler şunlar oldu: “Bütün birikimimi, tecrübemi kullanarak milletimize, insanımıza ve insanlığa nasıl faydalı işler yaparım ona bakacağım. Birinci hedefim hiç para olmadı, aynı yolda da devam edeceğim. Ben Ankara’da orta halli bir ailenin çocuğuydum. ABD’de cebimde 25 cent olmadığı günler oldu.” Liseyi bitirdiğinde Türkiye’de bilgisayar mühendisliği bölümü olmadığı için devlet bursuyla yurtdışına gittiğini hatırlatan Ciliv, kendi tecrübesinden öğrendiği kadarıyla Türk insanına fırsat verildiğinde çok başarılı olduğunu söyledi.

Sektöre ilişkin değerlendirmelerinde hızlı internetin Türkiye için çok önemli olduğuna işaret eden Ciliv, şunları söyledi: “Kitap, kütüphane ne kadar önemliyse, internet ondan daha önemli bir hale geldi. En büyük kütüphaneden, çok daha fazla bilgiye akıllı telefonlardan ulaşılabiliyor. İnternet önemli ama hız yoksa internet yok. Çok şükür Türkiye 3G’ye geçti. Ondan sonra internet hızında Diyarbakır mobil internete ulaşma hızında Paris’ten 3,5 kat hızlı çıktı. Bunlar Türk insanı uzun zamandır ilk defa teknolojiye ulaşma konusunda dezavantajlı değil avantajlı konuma geldi.”

Süreyya Ciliv, Turkcell’de çalıştığı dönemi hayatının en önemli ve en mutlu dönemi olduğunu dile getirerek, “8 yıldan daha fazla bir zamandır Turkcell’deydim. Turkcell yolculuğu benim için çok önemli bir yolculuk, hayatımın çok önemli bir dönemi” dedi.

Süreyya Ciliv, bundan sonraki yol haritasına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: “Önümüzdeki aylarda bu konuyu daha çok konuşuruz fakat bugünkü cevabım şu; sadece Türkiye’de değil, dünyada teknoloji devrimi yüzünden muazzam fırsatlar var. Bilgisayarlar her yerde, her yerden internete erişim ve sonsuz bulut kapasitesi bir araya gelince muazzam bir yeni dünya oluştu. İş dünyası bunun bugün yüzde 10’unu bile kullanmıyor ve muazzam fırsatlar var. Bende, bilgiyle, ilimle, fenle, teknolojiyle, girişimle, inovasyonla, başta Türk insanı olmak üzere insanlığa nasıl faydalı işler yapabilirim buna bakacağım. Türkiye’ye yeni geldiğimde, bana gelen ‘Yurtdışı bırakılıp Türkiye’ye gelinir mi’ tepkilerine çok şaşırmıştım. Bütün birikimimi, tecrübemi kullanarak milletimize, insanımıza ve insanlığa nasıl faydalı işler yaparım ona bakacağım. Birinci hedefim hiç para olmadı, aynı yolda da devam edeceğim.”

Kendisinin bundan sonraki iş hayatında da başarılı olacağından kuşkumuz yok. Diğer taraftan bizler gazeteciyiz. İstesekde, istemesek de haberlerimize konu olanlarla ile ilgili bir çok bilgiye ulaşıyoruz. Sizlerle en doğru bilgiyi paylaşmak istiyoruz. Fakat kulis haberi denen haberlerde en doğruyu yakalamak zordur. Bu cümlemi aklınızda tutarak şimdi paylaşacağım kulis bilgilerini okuyun.

Süreyya bey yeni hayatında siyasete şimdilik girmeyecek görünüyor. Aday adayları belli oldu fakat Süreyya Ciliv adını biz görmedik duymadık. Gören duyan varsa bizimle paylaşsın. Süreyya bey iş dünyasında kalmaya devam edecek. Fakat bu yeni işi bilişim sektöründe olmayacak. Bize gelen ilk bilgi Coca Cola Türkiye’ye CEO olacak şeklindeydi. Fakat sonradan bunun boyutu değişti. Coca Cola Türkiye’nin de bağlı olduğu ülkemizin önde gelen gruplarından biri olan Anadolu Grubunun CEO’su olacağı bilgisi geldi. Bunlar gerçekleşir mi veya hangisi gerçekleşir bunu yaşayarak göreceğiz. Süreyya beyle ilgili bizde ki bilgi şimdilik budur.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Süreyya Ciliv ülkemizin popüler değerlerinden biri olduğu için onunla ilgili her şey haber olmaya devam edecek görünüyor. Bizler de gazeteci olduğumuza göre bu haberleri takip etmeye devam edeceğiz.

(Bu yazının bir kısmı 15 Şubat 2015 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Turkcell’in yeni CEO’su kim olacak?

Öncelikle bu işin hikayesini anlatmak istiyorum. Ocak ayının ilk haftası Ankara’da yaptığım bazı görüşmelerde aldığım bilgiler, 28 Ocak 2015’de Turkcell’de yapılacak olan Yönetim Kurulu toplantısında sekiz yıldır CEO’luk görevini sürdüren Süreyya Ciliv ile yolların ayrılacağı şeklindeydi. Bunu da 5 Ocak 2015 tarihli “Bir bilmecem var…” başlıklı küçük ve de espirili bir yazıyla kendi internet sitemde (www.musasavas.com.tr) sizlerle paylaşmıştım. Dergimizde paylaşmayı istemiştim fakat günlerden Pazartesiydi, dergimiz haftalıktı ve Pazar günleri çıkıyordu. Yani bir hafta vardı. O yüzden kendi internet sitemde değerlendirmeyi uygun görmüştüm. Konumuza dönersek. Süreyya bey ile ilgili aldığım bu bilgi şaşırdığım bir haber değildi. Çünkü son dört yıldır her yıl sonunda her şeyi bilen(!) biz gazeteciler 😉 tarafından Süreyya Ciliv gönderiliyordu. Her bozuk saatte günde iki defa doğru zamanı gösterdiğine göre, bu gazeteciler yanılıyor olamazdı.

Ben bu bilgilerin doğruluk derecesini kuvvetlendirmek için görüşmeler yapmaya başlayınca birileri(?) bana Turkcell Yönetim Kurulu toplantısının 30 Ocak 2015’e ertelendiğini iletti. Gerekçe olarakta, Turkcell’in hem Amerika hem Türkiye borsalarında işlem gördüğünü ve CEO’luk gibi bir değişim haberinin hafta içi duyurulması halinde riskli olacağını söyledi. Dolayısıyla borsaların kapandığı saatte ve hafta sonunu da içerecek şekilde verilmesinin ekonomik olarak herkes açısından daha uygun olduğunu da ekledi. Bir iktisatçı olarak baktığımda mantıklıydı. Fakat şimdi görüyorum ki tarihsel anlamda güvendiğim dağlar tarafından yanıltılmışım. 🙂 Neyse alacağımız olsun. Nasılsa günü geldiğinde acısını fazlasıyla çıkarırım. 😉

Süreyya beyin yönetim tarzının özellikle son bir yıldır Yönetim Kurulu ile uyuşmadığı gözlemlediğimiz bir gerçekti. Sonuçta bugünlere gelindi. Şimdi ne olacak?

Turkcell açısından ne olacağını söyleyelim. Öncelikle 13 Şubat 2015 Cuma gününden önce herhangi bir hareket beklemeyin. Çünkü o gün 2014 yılı son çeyrek sonuçları açıklanacak. Turkcell Yönetim Kurulu’da o tarihten sonra yönetimsel kararları açıklayacak. Neler mi açıklayacak?Söyleyecekleri şu mihvalde olacak. Öncelikle Turkcell’de artık güçlü CEO devri bitti. Genel Müdür yapısına geçiliyor. Türk Hava Yolları yönetiminde uygulanan üçlü model geliyor. Yani aynı zamanda Yönetim Kurulu üyeliği ünvanları da olan üç kişilik bir İcra Kurulu. Bu İcra Kurulu kimlerden mi oluşacak? Tabii ki Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça İcra Kurulunun da Başkanı olacak. İkinci isim finansal geçmişinden dolayı şimdiki Yönetim Kurulu üyelerinden Mehmet Bostan. Son olarak aynı zamanda Yönetim Kurulu Üyesi de olacak bir tane de Genel Müdür gerekiyor. İşte o isim Akbank’ın şimdiki Yönetim Kurulu Üyelerinden Kaan Terzioğlu idi. İdi diyoruz çünkü 30 Ocak 2015 tarihi akşamı itibariyle böyleydi.

Son bir haftada neler olduğunun detaylarına girmeyeceğiz. Çünkü o detaylardan dizi senaryosu olur desek abartmış olmayız. Ben tüm olanları takip ederken dizi seyretmiş kadar yoruldum. Yorduğu için zaten dizi seyretmeyi de sevmem. Konumuza dönersek Turkcell’in yeni Genel Müdürlüğü için ibre artık Bekir Pakdemirli’den yana. Bekir Pakdemirli 15 Ağustos 2013 tarihli SPK kararıyla Turkcell Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. Bekir Pakdemirli, Ahmet Akça Başkanlığında kendisiyle aynı tarih ve kararla Yönetim Kurulu üyeliğine atanan Mehmet Bostan ile yeni İcra Kurulunda Genel Müdürlük görevini üstlenecek.

Süreyya Ciliv açısından ne olacak derseniz onu da söyleyelim. Süreyya beyin önünde üç seçenek var. Birincisi Amerika’ya dönecek olması. İkincisi siyasete girmesi. Üçüncüsü ise bilişim sektöründe faaliyet göstermeyen uluslararası bir şirkete veya bu şirketin de bağlı olduğu ülkemizin büyük gruplarından birine CEO olması. Hemen söyleyelim en zayıf seçenek birincisi. Aksine Türkiye’de kalacak ve iki veya üçüncü seçeneği gerçekleştirecek. Bizce en güçlü seçenek üçüncüsü. Hadi söyleyelim tek seçenek üçüncüsü. 😉 Zamanı geldiğinde onu da sizlerle paylaşacağız.

(Bu yazının bir kısmı 8 Şubat 2015 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı nihayet atandı. @UDHB @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @tcudhb @btkbasin @AydnMfit @hayrisuat

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarlığına Suat Hayri Aka atandı. 21 Haziran 2016 tarihinde yine burada “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı bu hafta belli olur mu?” başlığıyla sizlerle paylaştığımız yazıda bahsettiğimiz atama iki ay gecikmeyle de olsa gerçekleşti.

Şimdi sırada 31 Temmuz 2016 tarihinde bu başlıkta “Benden duymuş olmayın… 🙂” yazdıklarımın gerçekleşmelerini takip edin.

Fazla söze gerek yok. Ne diyorsak o!

DEVAMINI OKU

Fiberde nihayet ortak altyapı girişimi @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @udhb @btkbasin @telkoder2002 @Turksat

Bu haftaki dergimizde (Para, 14-20 Ağustos 2016), gecikilmiş fakat telekom sektörü için mutlaka olması gereken bir yatırımdan bahsettik. Başarılı olacağı konusunda şüphelerim olsa da başarılı olmasını tüm içtenliğimle istiyorum. Umarım, Türk Telekom haricindeki diğer operatörlerin (Turkcell, Vodafone, Türksat ve Telkoder) işbirliği ile hayata geçirilen bu girişim herhangi bir yol kazasına uğramadan hedefine varır.

Şüphelerimiz neler mi? Detaylara girmeyeceğim. Dergi alınmalı… Ve… Okunmalı.

DEVAMINI OKU

Benden duymuş olmayın… :) @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @tcudhb @btkbasin

Dediğim gibi, benden duymuş olmayın… 🙂 Bu hafta yani 1-7 Ağustos 2016 haftası bilişim sektörü hele de telekom sektörü için çok önemli. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve sorumluluğundaki sektörlerle ilgili Cumhurbaşkanlığı makamına sunulmuş tüm atama ve düzenleme yazılarının bu hafta onaylanması bekleniyor.

Bu yazılar neler derseniz bir kaç ipucu verelim. Müsteşarın atanması…. Bakanlık bünyesindeki çeşitli daire başkanlıkları ile genel müdürlüklerdeki yeni atamalar ve düzenlemeler… Bazı genel müdürlükler ile daire başkanlıklarının isimlerinin ve görev alanlarının kapsama alanının genişletilmesi veya değiştirilmesi…

Tüm olacaklar hakkında bilişim sektörünün büyük şirketleri tabii ki öngörü sahibi. Nitekim, özellikle telekom şirketleri gelmekte olan yeni yapıya uygun olacağını düşündükleri, çeşitli üst düzey yönetici değişikliklerini yapmaya bu hafta başlayacaklar. Bu anlamda öncelikle Türk Telekom’u yakından takip edin derim. Telekom şirketlerinin 1 Ağustos 2016 tarihinden itibaren tüm davranışları sektörde olacakların öncü habercisi olacak.

Sonuç olarak, şunu söyleyeyim. Her şey planlandığı gibi gerçekleştikten sonra bilişim sektörü çok değişecek. Hadi ipucu vereyim. 😉 Bilişim sektörü için her şey daha iyi olacak.

DEVAMINI OKU

4,5G ihalesi nihayet yapıldı… @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @Avea @tcudhb @btkbasin

image

Para dergisinin bu haftaki sayısında köşemi, 26 Ağustos 2015 tarihinde yapılan 4,5G ihalesine ayırdım. İlgilenenlerin bilgisine…

DEVAMINI OKU
1 2 3 7
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish