Tag Archives: Tayfun Acarer

Bilişimin 500 incisi açıklandı

M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri tarafından yapılan ve artık gelenekselleşen Bilişim 500 araştırmasının bu yıl 16.’sı gerçekleştirildi. Araştırmayı Bilişim 100 olduğu dönemlerden beri bildiğim için bu tören benim için biraz da bilişim sektörünün kat ettiği uzun ve meşakkatli yolu hatırlatan nostalji yolculuğu gibiydi. Araştırmanın ortaya koyduğu ve o günlerde sektör olarak hayal dahi etmediğimiz büyüme rakamlarına bakınca bilişim sektörü olarak Türkiye’de hiç de azımsanmayacak bir gelişme yaşandığını daha net gördüm…

DEVAMINI OKU

4G ihalesi ertelendi

Sonuç cümlemiz: 4G ihalesi ertelendi. 4G nedir? Neden ertelendi? Şartname değişecek mi? Gerçekten yapılacak mı? Tekrar ertelenebilir mi?.. vb. üretilen bir çok sorunun cevabını vermeyeceğim. Tüm bunlarla ilgili birçok paylaşımı internet sitelerinde ve sosyal medya araçlarında zaten görebiliyorsunuz. Burada tekrar etmem çok da anlamlı değil diye düşünüyorum.

DEVAMINI OKU

Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulunun atamaları yapıldı @UDHB @btkbasin

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bünyesindeki Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulunun (KAİK) yeni dönem atamaları yapıldı. Bilişim sektörünün yakından tanıdığı Tayfun Acarer yeni dönemde de KAİK Başkanlığı görevine atandı. Yeni dönem atamalarında önceki dönemdeki tüm isimler bir kişi hariç yerini korurken eksik olan iki üyelikte dolduruldu.

DEVAMINI OKU

İnternet Geliştirme Kurulunun atamaları yapıldı @UDHB @btkbasin

Dört yıl önce Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından kurulan ve birinci dönemi geçtiğimiz aylarda sona eren İnternet Geliştirme Kurulunun ikinci dönem üye atamaları yapıldı. Yeni dönem atamalarında bir isim haricinde değişiklik yok.

DEVAMINI OKU

Tayfun Acarer’e yeni görev… @tcudhb @BTKbasin @Turk_Telekom @VodafoneTR @Turkcell @Avea

BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) eski Başkanı Tayfun Acarer’in yeni görevi belli oldu. Tayfun Acarer, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bünyesindeki Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu (KAİK) Başkanlığına atandı.

DEVAMINI OKU

BTK’nın yeni Başkanın ismi yola çıktı… @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @Avea @tcudhb @btkbasin

Tayfun Acarer’in süresinin dolmasıyla boşalan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) başkanlığı için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yeni isim belirlendi.

Bizi takip etmeye devam edin… 😉

DEVAMINI OKU

4G ihalesi ertelenmesinin perde arkası… @Turk_Telekom @Turkcell @VodafoneTR @Avea @tcudhb @btkbasin

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından ilgili kamu kurumları ve operatör yetkilileri acil olarak toplantıya çağrıldı.

Dün sabah (14 Mayıs 2015 Perşemebe) saat 10:00’da bakanlıkta yapılan toplantıya kamu tarafından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Tayfun Acarer ve Haberleşme Genel Müdürü Mustafa Koç katılırken operatörler tarafında ise Türk Telekom adına Erkan Akdemir, Turkcell adına Kaan Terzioğlu ve Vodafone adına Hasan Süel katıldı.

Yapılan toplantıda 4G ihalesinin üç ay ertelenmesine karar verildi. Gerekçenin ilgili kamu kurumlarınca bugün açıklanması bekleniyor.

DEVAMINI OKU

Türkiye’de ARGE ve Girişimcilik Yükseliyor

2013 başında, Antalya’daki bir girişimci konferansına katıldıktan sonra, Wall Street Journal’de “Türk Girişimciler Baydı” başlıklı yazı yazan Ben Rooney gibi kötümser düşünenler de var ama biz böyle görmüyoruz. Tabii ki her şeye pembe gözlüklerle de bakmıyoruz. Çünkü öncelikle, bu iş “bugünden yarına hemen oldu” denecek bir şey değil. Kültür değişikliği ve inanç gerektiriyor.

90 yıllık Cumhuriyet tarihinde, en büyük ARGE hamlesi AKP zamanında başladı. Ben kendi sektörümde olduğu için belirteyim, bunun bir tarafında kesinlikle BTK Başkanı Dr.Tayfun Acarer var. 3G ihalesi adeta bir milat oldu. BTK, Ulaştırma Bakanlığını desteğini de alarak, mal satacak olan firmaların ve mal alacak olan operatörlerin gözünün yaşına ya da baskılarına aldırmadan, 3G’ye yatırım şartı koydu.

Diğer yandan, yine bu dönemde, ARGE ile ilgili kanun ve mevzuattaki geliştirmeler çok olumlu diye düşünüyoruz. Gerçi daha geliştirilmesi gereken bir şeyler var. Ama bunların da zaman içinde gelişmesi beklenmelidir.

Savunma sanayinde de önemli bir yaklaşım var. Bir süredir alım yaparken “offset” denilen yöntemi uyguluyorlar. Yani ben malını alırım ama sen de ihtiyacın olan malların bir kısmını Türkiye’den alacaksın diyorlar.

Hep konuşulan; devlet teşvik vermeli konusunda da; AKP hükümetinin büyük bir çabası ve desteği oldu. İnkar edilemez.

Bunlar devlet tarafı; ama başta GSM firmaları olmak üzere TEB gibi bankalar ve Özyeğin gibi Üniversiteler de girişimciliği destekleyen programlar yapıyorlar. Bu ülkedeki kültürün değişmesi açısından çok faydalı. Başta da dediğim gibi sonuçlarını önümüzdeki yıllarda görüyor olacağız.

Ama en önemlisi gençler. Y nesli dediğimiz bu gençler arasından ilginç projeler çıkıyor. Bugün temizleyici, tamirci, araba bulmak, bozuk yolları görmek gibi akla hayale gelmeyen ama çok yararlı projeler üretenler var. Yetmez diyenler için belirtelim; firewall teknolojisi geliştirip 20 ülkeye satan firmalarımız ya da 3D Printer geliştiren gençlerimiz var.

Bunlar bir bütünün parçaları, devletin bu konudaki farkındalığı, Y nesli gençler ve internetin getirdiği olanaklar ve firmaların destekleri. Bugünden yarına değil ama yakın gelecekte, bu gelişmelerin meyvalarını göreceğiz.

Perşembe günü de, TÜİK 2013 yılına ait ARGE rakamlarını açıkladı. Rakamlar heyecan verici. Yılllarca “bizde ARGE yok ki” dedikten sonra bakıyoruz, son 5-6 yılda, ülkemizde müthiş bir atılım başladı. 2013 rakamı yüzde 10 yılda ARGE harcamalarının 2’ye katladığı ortaya çıkıyor. Bu da çok anlamlı bir rakam.

ARGE araştırmasında önemli hususlara da göz atalım, Ülkedeki ARGE harcamalarının yüzde 47,5’unu özel sektör yapmış. yüzde 42,1’ini Yüksek Öğretim ve yüzde 10,4’ünü ise kamu gerçekleştirmiş.

ARGE’nin finansmanını ise yüzde 26,6 kamu, yüzde 20,4 üniversiteler, yüzde 48,9’unu özel sektör ve kalanını diğer kaynaklar sağlamış.

ARGE’de “Tam Zaman Eşdeğeri (TZE)” cinsinden çalışan sayısı ise 2013 için 112,969 kişi olmuş. Bu rakam önceki yıla göre yüzde 7,5 artış anlamına geliyor. Çalışanların yüzde 51,7’si ticari kesimde, yüzde 37,7’si yüksek öğretimde, yüzde 10,6’sı ise kamuda yer almış.

En fazla ARGE personeli yüzde 22,2 olarak İstanbul’da istihdam edilirken, Tüm ARGE çalışanlarının yüzde 30,3’ü kadın olmuş.

ARGE harcamalarının yüzde 25’i ise Bilgisayar Programcılığı alanında yapılmış.

Yeterli mi? Tabii ki yetmez. Bu rakamları daha yukarı taşımalıyız.

(Bu yazının bir kısmı 14 Aralık 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

TBD Kurultayının yeni yüzü

6-9 Kasım tarihleri arasında Ankara’da “Sayısal Gündem 2020” başlığıyla gerçekleştirilen, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Bilişim Kurultayı, bir rekor kırarak 10 bakanlığın desteğini aldı. Kamudan aldığı bu güçlü destekle Bilişim Kurultayı kapsamında Avrupa Birliği Komisyonunun bilişim-telekom hedeflerini Türkiye’ye taşıyacak paneller ve çalıştaylar gerçekleştirildi. TBD, TBV, Tübisad ve Tesid’in de üye olduğu Dijital Türkiye Platformu’nun başlattığı çalışma geçen yıl “uzmanlık” başvuruları almış ve bu yıl da, Ekim ayında yayınlanan “durum raporu” uzantısında çalışmalarını sürdürüyor.

Kurultayın bu yılki dikkat çeken taraflarından biri ise Ankara’da ilk defa gerçekleştirilen bilişim fuarı oldu. Kurultayla aynı binada ve aynı zamanda yapılan CITEX furarı da bilişim sektörünün en büyük müşterisi olan Ankara için bir ilkti. Kamu firmaları ağırlıklı fuarda dikkat çeken ürünler e-sandık, Pardus ve kömür madenlerinde kullanılan teknolojilerdi.

Açılışta yer alan Peter Levin, bir zamanlar Obama’nın teknoloji danışmanı olarak bilinen bir kişiydi. BTK Başkanı Tayfun Acarer ise bilişim sektörünün tüm etkinliklerine destek vermesiyle, bilişim sektörünün teşekkürlerini aldı.

Kurultayın önemli panellerinden birisi STK’larla, siyasetçileri biraraya getiren paneldi. Bilişim Muhabirleri Derneği olarak bizlerinde katıldığı panel karşılıklı olarak, işbirliklerinin ve iletişimin arttırılması şeklinde bir fikir ile tamamlandı.

Kurultayın ağırlıklı konularından birisi “siber güvenlik”ti. Siber güvenlikte yaşın öneminin olmadığını 14 yaşındaki siber güvenlikçi Emrah Gül herkese gösterdi. Emrah henüz çok genç ve bilgi düzeyi de daha sınırlı olmasına karşın, bu konulara duyduğu merak ve verdiği cevaplarla ilgili odağı oldu, bir de ufak sunum yaptı. Diğer bir genç ise 12 yaşındaki iOS Programcısıydı. Bu gençler bize gösterdi ki; artık gençler bilişime küçük yaşta gönül vermeye başlıyorlar ve üretici olabiliyorlar.

Kurultayın önemli bir bileşeni ise uzmanlarıydı. Ülkemizde ilk defa bilişim konusunda “bilinçli uzman çalışması” başlatılıyor. TBD’nin geçen yılki kurultayında çağrı yaptığı “uzman”lar, bu kurultaya damgalarını vurdular ve çeşitli çalıştaylarda bilgilerini konuşturdular. Önümüzdeki yıllarda, bu uzmanların etkisini göreceğiz. Zaten TBD Başkanı Turhan Menteş de bunu “Türkiye bilişim tarihi artık değişecek” ifadesiyle belirtti.

Menteşin belirttiği bir konu da, “Bilişime Katkı Endeksi” oldu. Bilişim Yayınları ile ortak yapılacak olan bu çalışma, ülkemizde faaliyet gösteren firmalar açısından ak koyun-kara koyunun ortaya çıkacağı bir değerlendirme olacak gibi görünüyor.

(Bu yazının bir kısmı 30 Kasım 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Öznesi insan, yüklemi teknoloji olan yazılım

Bu yazımda alanım olmadığı halde biraz İK (İnsan Kaynakları) konusuna gireceğim desem de inanmayın. Aslında değineceğim konu İK yazılımları. Yazılım olunca doğrudan alanıma giriyor. Türkiye’nin ilk İK yazılımcısı ile karşılaştım geçenlerde. Böyle deyince birkaç nesil öncesinden söz ediyormuşuz gibi oldu. Türkiye şunun şurasında ne kadar zamandır yazılım üretiyor diyesi geliyor insanın… Belki bizim yaş grubundakiler için dün kadar yakın olduğu için. Fakat dile kolay, 20 yılı aşkın süredir yazılım üreten şirketlerimiz var. Türkiye’de şirketlerin kapanma yaş ortalamasına göre 20 yıldan fazla bir geçmiş, oldukça önemli bir başarı demek. Hele ki yazılım gibi soyut, özellikle şirketlere faydası hala anlatılmaya çalışılan ve hala çoğunlukla oyun, eğlence, iletişim amaçlarıyla kullanılıp iş verimliliğini artırma amacıyla yeterince kullanılamayan bir ürün olan yazılımın üreticisi olarak 20 yıldan fazla ayakta kalabilmek ülkemiz ticari koşullarında büyük başarı…

Yazılımın en niş alanlarından birini kendine kulvar seçmiş Kadri Demir, Poldy İK Yönetim Yazılımları’nı kurarak… Kendi deyimiyle “Türkiye’de bordro hesabını doğru yapan şirket bile az” iken, Poldy İK otomasyon çözümleriyle önemli bir açığı kapatıyor. Kullanıcılarının yarısından fazlasının yabancı şirketler olması ise, hem bir ironi, hem de göğsümüzü kabartıyor…

Poldy Kurucusu Kadri Demir, “Ne yazık ki ülkemizde insan kaynakları bölümleri çalışanların işe girerken ve çıkarken gördükleri bir bölüm. Bunu değiştirmeliyiz. İnsan kaynağını daha etkin yönetmenin, yönlendirmenin ve performans odaklı yöntemlerin arayışı içinde olmalıyız. Teknoloji işte bu noktada İK yönetimine yardımcı oluyor. Çalışanlarla ilgili ne kadar çok bilgi toplayabilir ve bunlardan ne kadar anlamlı sonuçlar çıkarabilirseniz, İK politikanız da o kadar mükemmel olur.” diyor. Yani çalışanla İK’nın iletişimini artırmak için teknolojiyi köprü yapıyor… Öznesi insansa, yüklemi teknoloji olsun ki yapı sağlıklı işlesin diyor… Teknolojinin soğuk değil, sıcak yanını gösteriyor. Bugün birçok şirket bırakın çalışanının doğum gününü kutlamak kadar sıradan bir olayı, sahip olduğu yeteneklerin farkında değil. Birçok sektörde eleman sirkülasyonu had safhalarda, plaza çalışanları mutsuz… Peki teknoloji bu işe çare olabilir mi? Kadri Demir’e göre evet: Yetenek yönetimi, performans yönetimi ve bilgiye dayalı İK süreçleri ile evet!

Nitekim artık performans yönetimi tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyor. Yeni iş kanununa göre 30 kişiden fazla çalışanı olan şirketlerin iş güvence kapsamında çalışanları ile ilgili eğitim ve performans değerlendirme süreçlerini takip etmeleri gerekiyor. Yani 30’dan fazla çalışanı olan şirketler, altı ayını doldurmuş personelini performans düşüklüğünü belgelemeden işten çıkaramayacak… Zorunluluk hem piyasa koşulları, hem de yasal olarak oluşmuş durumda, özetle.

Ülkemizde pek çok sektörde olduğu gibi (bana kalırsa hemen hepsinden fazla) yazılım sektöründe fırsat var. Bilgi çağının şirketleri ne yazık ki bilgiden yararlanamıyor. Bazen bilgi yumağının içinde kayboluyor, bazen de ona hiç sahip olamıyor. Bu döngüden çıkış yollarından biri hatta temel taşı, daha fazla 20 yıllık yazılım markaları yaratmaktan geçiyor…

Birazda bizden yani BMD’den (Bilişim Muhabirleri Derneği) bahsetmek istiyorum. Dernek başkanı olmanın ayrıcalığını bu sayfamda kullanmak istiyorum. Derneğimiz geçtiğimiz hafta 11-14 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılan Cebit Bilişim Eurasia Fuarının konferansları içinde organize ettiği bir “Medya ve Mobil Ekonomi Zirvesi” ile yer aldı. Dört panelden oluşan zirveyi ilk kez gerçekleştirmemize rağmen oldukça başarılıydı. Zirvemize BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) her türlü desteği verdi. Bu bağlamda başta BTK Başkanı Tayfun Acarer olmak üzere katkı sağlayan tüm BTK çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Ayrıca Cebit fuarını organize eden Hannover Fairs Türkiye ile konferansları organiz eden Semor ve özellikle de Nezih Kuleyin, böyle bir etkinlik konusunda acemi olan bizlere yapıcı ve yol gösterici davranarak gösterdikleri sabırdan dolayı BMD adına teşekkür ediyorum.

(Bu yazının bir kısmı 21 Eylül 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU
1 2
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish