Arşivler

Yaşama sebebim...

“Hadi bir şeyler söyle, çocuk gözlerim dolsun / İçinden git diyorsun, duyuyorum gülüm / Gideceğim son olsun.” diye söze başladı Ahmet Kaya. “Söyle bana güzel kadın / Her şey yerli yerinde mi? / Bırakıp gittiğin gibi / Deniz mavi, gök yeşil mi?” diye devam etti Haluk Levent.

Unutmadan…

“İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, […]

Yaşamak için güzel bir gün…

“Yaşamak için güzel bir gün…” diyerek her sabah çadırlarından çıkar Kızılderililer.

Unutmadan…

Yılın 365 günü aynı sözü duyunca itiraz eder Beyazlar: “Hadi güneşli havaları anladık da yağmurlu ve karlı havalar nasıl güzel bir gün oluyor?” diye sorarlar. Kızılderililerin cevabı: “Yaşamak isteyene her gün güzeldir.” şeklinde olur.

Ben mi?..

Nazım Hikmet’in dediği gibiyim: “Yaşamak bir […]

Yılın en 'aşk'sız günü

Sevgililer Günü

Sevgisizliğin kol gezdiği bir dünyada ‘Sevgililer Günü’nü sorgulamıyorsak, gün gelir insansızlığın kol gezdiği bir dünyada ‘İnsanlar Günü’nü kutlarsak şaşırmayalım.

Unutmadan…

Günümüz insanı, aşık falan aramıyor. ‘Ben’cil duygularına köle arıyor. Köle buluyor ama aşkı bulamıyor. Çünkü Ferhat değil ki Şirin ile karşılaşsın. Şirin değil ki Ferhat ile karşılaşsın.

Ben mi?..

Vech-i mutlâk ki… […]

İstanbul...

Fotoğraf: Cem Kıvırcık

Adını yüreğime, umutlarıma yazdığım… Adını kasırgalarla diyar diyar gezdirdiğim… Kara sevdam… İstanbul. Bana durup durup gel deme. Maksadın beni görmek değil. Bana kendini göstermek.

Unutmadan…

Yağmur yağınca hâlâ uykum geliyor. Ve… Ağlayarak uyuyorum bir başıma. Bırak, hayalin düşlerimde kalsın. Beyoğlu ben olmasam da aydınlık.

Ben mi?..

Sevdiğim başka, sevenim başka. Geçtim […]

Aşk...

“Aşk taş gibi duran bir şey değildir, ekmek gibi her gün yeniden yapılması gerekir.” der Ursula K. Le Guin.

Unutmadan…

“Günümüz insanı aşkı kaybetmiştir. Vahyi, doğayı, insanı; ruhu, ahlakı, merhameti kaybettiği gibi. Gönlü, duyguyu, heyecanı, helecanı, vicdanı, şefkati, vefayı vs kaybettiği gibi. Neyi/neleri kaybettiğini de unutmuştur. Aradığı ya da yaşadığı ‘şey’ ise… Sadece ve sadece […]

30. harf

Okullar açıldı. Okullarda hâlâ ‘Beden Eğitimi’ dersi ile ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersi var.

Unutmadan…

‘Din’ bir kültür, ‘Ahlak’ bir bilgi değildir. Üzerinde hiç düşündünüz mü?.. Peki ya, ‘Beden Eğitimi’ dersi var da ‘Ruh Eğitimi’ dersi niye yok?

Ben mi?..

Alfabenin 30. harfi olmaya çalışıyorum.

[…]

Amatör bir mümin olmaktansa...

Herkes (a)sosyal medyada salaklık vecibelerini yerine getirmekle meşgul. Ya siz?.. Yoksa; ikiyüzlülük içinde en ideal ibadetinizi yapıp, samimiyet içinde en büyük günahı işleyenlerden misiniz?

Unutmadan…

“Allah’ım, şikayetçiyim o ibadetten ki beni senin önünde gurura iter. Allah’ım, kutsarım o günahları ki beni senin önünde boyun büktürür.” der; Fars şâir ve İslam âlimi Şeyh Sadi-i Şirazi.

[…]

Beklenti...

Fotoğraf: Cem Kıvırcık

Gelecekten ne çok beklentin var. Peki geleceğin senden hiç beklentisi var mı acaba?

Unutmadan…

Niye geleceği öğrenmek için fal baktırıyorsun ki? Salak mısın? Mezarlığa bak.

Ben mi?..

Masasına oturana kendini kaybettiren, “Zaman” isimli kumarbazın karşısında, kendimi kaybetmemeye çalışıyorum.

Gönlüm dilime dargın...

Fotoğraf: Cem Kıvırcık

İçinde renk yoksa, dışarıda gökkuşağı arama.

Unutmadan…

Birilerinin dediği gibi; “Fahişe olmuş beyinlerin ispatı yoktur. Bu yüzden vesikası olmayan herkes, kendini namuslu zanneder.”

Ben mi?..

Mevlana misaliyim: “Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme.”

Kaybettin...

Ne kadar silersen sil, ya yırtılır defterin ya da izi kalır cümlelerin.

Unutmadan…

Kırmızı bir atkı al sade, yalnızlığını saklar. Spiritüel kitaplar okuma, bu kış ruhunu sakatlar.

Ben mi?..

Öyle bir sihirbazdın ki beni bile kaybettin.