Category : HAYATIMDAN

Tılsım

Karpuz kabuğundan gemiler yapan büyücü çocuklardık. Büyüdükçe tılsımlarımızı kaybettik.

Unutmadan…

(A)sosyal medya yüzünden hayatımızın her yanı terörize. Kim eşkıya, kim aşkıya bil(e)miyoruz.

Ben mi?..

Şeytan taşlamaktan ibadete vaktin olmadığı günler yaşıyorum.

DEVAMINI OKU

Suçluluk…

İnsan kaybettikçe suçluluk duygusu var oluyor.

Unutmadan…

Suçluluk duygusu yaşadıkça bitmiyor.

Ben mi?..

Onunla yaşamayı öğreniyorum.

DEVAMINI OKU

Çok sevmezsen…

Ne yazsam olmuyor. Çünkü bilenler hatırlar… Bir tek cümle kalır dişlerimin arasında: “Çok sevmezsen, çok acımazsın.”

DEVAMINI OKU

Vazgeçmişi olanlardanım…

İnsan, gerçekliği çarpıtır. Bunu yüzüne vurmaya gör. Şiddet kaçınılmazdır.

Unutmadan…

Kapıları dinleyenler kendileri için iyi şeyler duymazlar.

Ben mi?..

Özgeçmişi değil, vazgeçmişi olanlardanım.

DEVAMINI OKU

İnsan sevdiğinden neden vazgeçer? 


İnsan, hata ve yanlışlar yüzünden değil, umudunu yitirince sevdiğinden vazgeçer. 

DEVAMINI OKU

Kaybettiğim her şeye…

Konuşmanın hiçbir şeye değmediği anların olduğunu fark ettiğimde lisedeydim. İşte o günden sonra yazmaya başladım. Çünkü Cesare Pavese’nin dediği gibi; “Ben, hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım. O yürek yok bende…”

Unutmadan…

Aptallar yalnızlığa pek katlanamaz ama akıllılar bir nimet olarak görür. “Asla yalnızken yalnız değilim.” der Schiller.

Ben mi?..

Öylesine güzel ki yalnızlığım, kaybettiğim her şeye değer. Ve… Öylesine güzel ki yalnızlığım, vazgeçtiğim her şeye değer.

DEVAMINI OKU

Yaşama sebebim…

“Hadi bir şeyler söyle, çocuk gözlerim dolsun / İçinden git diyorsun, duyuyorum gülüm / Gideceğim son olsun.” diye söze başladı Ahmet Kaya. “Söyle bana güzel kadın / Her şey yerli yerinde mi? / Bırakıp gittiğin gibi / Deniz mavi, gök yeşil mi?” diye devam etti Haluk Levent.

Unutmadan…

“İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.” diyerek son noktayı koydu Sabahattin Ali.

Ben mi?..

Yaşama sebebimi çocukluğumdan beri biliyorum ve bugüne kadar ondan taviz vermeden yaşadım. Yaşıyorum. Yaşayacağım. Ya siz?

DEVAMINI OKU

Yaşamak için güzel bir gün…

“Yaşamak için güzel bir gün…” diyerek her sabah çadırlarından çıkar Kızılderililer.

Unutmadan…

Yılın 365 günü aynı sözü duyunca itiraz eder Beyazlar: “Hadi güneşli havaları anladık da yağmurlu ve karlı havalar nasıl güzel bir gün oluyor?” diye sorarlar. Kızılderililerin cevabı: “Yaşamak isteyene her gün güzeldir.” şeklinde olur.

Ben mi?..

Nazım Hikmet’in dediği gibiyim: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine, / bu hasret bizim…”

DEVAMINI OKU

İstanbul…

İstanbul

Yıllar sonra, aynı yerde

Kalp yerinde, ‘us’tan eser yok ‘ser’de.

Bu şehri yaşanmaz kıldınız ya bana

Uykunuza huzur vermesin Allah.

DEVAMINI OKU

Yılın en ‘aşk’sız günü

Sevgililer Günü

Sevgisizliğin kol gezdiği bir dünyada ‘Sevgililer Günü’nü sorgulamıyorsak, gün gelir insansızlığın kol gezdiği bir dünyada ‘İnsanlar Günü’nü kutlarsak şaşırmayalım.

Unutmadan…

Günümüz insanı, aşık falan aramıyor. ‘Ben’cil duygularına köle arıyor. Köle buluyor ama aşkı bulamıyor. Çünkü Ferhat değil ki Şirin ile karşılaşsın. Şirin değil ki Ferhat ile karşılaşsın.

Ben mi?..

Vech-i mutlâk ki… Arayanlar yazı yazar, bulanlar şarkı söylermiş. Hakikat-i mutlâk ki… Arayanlar aşkı yazar, bulanlar aşkta yanarmış.

DEVAMINI OKU
1 2 3 50
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish