Bayrak değişimi ve …

Hayat ne kadar garip değil mi? Gün olur, nefes alamaz hale geldiğinizi hisseder, şehrin karmaşasından kaçarak kendinizle baş başa kalmak istersiniz. Gün olur, hayatı ve yaşamayı seviyorum diye güne başlarsınız. Gün olur, bir makasa düştüğünüzü ve her gün bir yerlerinizin budandığını hissederek yaşarsınız. Ve… Gün olur, alır başınızı gidersiniz veya gitmek zorunda bırakılırsınız. Sevdiğiniz, kopmak istemediğiniz yerlerden koparılırsınız. Yeni hayatınız ilk başta oldukça sevimli gelir. Fakat, geçen süre yaşamanın dayanılmaz ağırlığını öyle bir hissettirir ki bazen … Dostum dediğiniz insanlar bir bir küme düşmeye başlarlar gözünüzde. Sebebi ise gayet açıktır, çünkü kürkünüz değişmiştir.

Her gün sabah büyük bir umutsuzlukla uyanıp, sürekli kendinizi olumlu yönde motive etmeye çalışırken, dudaklarınızda hep aynı nakarat “Yıkılmadım, ayaktayım…”

Bu da ne? Neler saçmalıyor bu editör dediğinizi duyar gibiyim. Saçmalamıyor zaman zaman herkesin yaşayacağı bazı duyguları dile getiriyorum. İyi de bunun bilgisayarla ve bilişim sektörüyle ne alakası var canım şeklinde mırıldanıyor musunuz? Çok alakası var. Çünkü teknolojiyle ne kadar uğraşırsak uğraşalım hepimiz insanız üstelik insanlara özgü duygu ve düşüncelere sahibiz. Sen de kimsin be adam? Diyerek bağırmayın bana. Benim adım Musa Savaş. Yeni editörünüz.

Bizim dergide bir bayrak değişimi oldu. Yanlış anlamayın bayrak değiştirmiyoruz. Sadece bizden önceki arkadaşların alıp bir yerlere getirdikleri PC World bayrağını bizde bıraktıkları o yerden alarak daha ilerilere götürmek için geldik.

Bilişim sektöründeki dostların geneli bizleri bilir. Bilmeyenler ise ya bilenlere sorsunlar yada süreç içinde nasılsa bir yerlerde tanışırız.

Ve…

Söyleyecek o kadar çok sözümüz ve konuşacak o kadar çok konumuz var ki nereden başlasak karar veremiyorum. Fakat sanıyorum en kolayı kendimizi anlatmak. PC World ailesini değil kastettiğim. bilişim medyasından bahsediyorum. Şu son bir yıl içinde hem dünyadaki hem de onlara bağlı olarak ülkemizdeki bilişim medyası o kadar hızlı bir değişim süreci yaşadı ki değil bilişim sektörü, eminim siz okurlarında kafası karıştı. Nitekim bize gelen mektuplarınızdan da bu sonuç çıkıyor.

Önce dünyadaki bilişim medya devlerinden bahsedelim. Bugün itibariyle beş tane büyük şirket var. Bunlardan IDG, Ziff-Davis ve CMP ABD merkezli olanlar. Diğer ikisinden Vogel Almanya merkezliyken, Future Publishing İngiltere merkezlidir. Bunların ülkemizdeki yayınları ise PC World ve MacWorld (IDG), PC Magazine ve PC Week (Ziff-Davis), Information Week (CMP), Chip (Vogel), AD.Net (Future Publishing). Bilişim medya devlerinin bu dergilerinin ülkemizdeki yayıncıları ise PC World (İhlas Grubu), MacWorld (Dünya Grubu), PC Magazine ve PC Week (Sabah Grubu), Information Week ve AD.Net (Doğan Grubu). Chip dergisi ise Vogel firmasının Türkiye ofisi tarafından çıkartılıyor.

1998 yılı tüm dünyada bilişim medya devlerinde değişikliklere yol açtı. Mart 1998’de medya devlerinden olan ve bilişim alanındaki yayınlarıyla da bir dev olan McGraw-Hill bilişim alanından çekilme kararı aldı. Mayıs 1998 yılında da bilişim yayınları bölümünü CMP’ye satarak bu alandan çekildi. McGraw-Hill’in yayınlarını ABD dışında yayınlayan iş ortakları bir anda CMP’nin partneri durumuna geldi. CMP’nin bir anda içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelerde çift partneri oldu. Fakat CMP satın aldığı yayınların bir kısmını kapatarak bir kısmının da fonksiyonlarını değiştirerek bu ülkelerdeki partnerleri tek sayıya düşürdü.

Bu olayın ülkemizdeki yansıması ise şöyle oldu. Satıştan sonra Doğan Grubu ve İhlas Grubu CMP firmasının iş ortakları haline geldiler. Fakat CMP firmasının BYTE USA’i kapatma kararı BYTE Türkiye’yi bazı konularda sıkıntıya soktu. Bu arada IDG firmasının Türkiye ofisinin Ekim 1998’de faaliyetlerine son vermesi neticesinde PC World dergisi yayın hayatına son vermiş oldu. Son kullanıcıya ulaşmaya çalışan İhlas grubuda bunun üzerine çok stratejik bir karar alarak BYTE’ı kapatıp PC World dergisinin ülkemizdeki yayın haklarını satın aldı. Mart 1999’dan itibaren bu güzel dergiyi yeniden okurlarıyla buluşturdu.

Önceki PC World dergisine abone olan veya reklam veren firmaların mağdur olmamaları için yine stratejik bir karar alınarak, hukuki olarak bir yükümlülüğümüz olmadığı halde eski abone ve reklam veren firmalara geri kalan haklarını kullanma imkanı sağlandı. Yani eski bir abone bize belgesini ibraz ettiği zaman biz aboneliğini kaldığı yerden devam ettiriyoruz. Aynı şekilde reklam veren firmalarında kalan reklamlarını yayınlıyoruz. Bunları yaparken ücret talep etmiyoruz. Tek düşünce ve hedefimiz PC World’ün misyonunu devam ettirerek siz okurlarımıza en iyisini vermek.

Bu arada siz okurlarımıza çok teşekkür ederiz. Neden mi? Çünkü PC World Türkiye’nin Mart 1999 sayısı 31.203 adet sattı. Önceki faaliyetlerimizden gelen 4.000 adet aboneyi de eklersek 35.203 gibi güzel bir rakama ulaşıyoruz. Yeter mi? Tabii ki yetmez… Daha yukarı… Daha yukarı…

(Bu yazı 20 Nisan 1999 tarihinde yazılmış ve bir kısmı PC WORLD dergisinin Mayıs 1999 sayısında Editörden köşesinde yayınlanmıştır.)

You may also like
Internet’in neresindeyiz?
Biliştirdiklerimizden misiniz? Yoksa…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: