Fiber Homepass – Fiber Abone Oranı konusunda Türk Telekom nerede yanlış yapıyor?

Yazıya geçmeden önce yazıda geçen söz konusu kavram ve terimlere aşina olmayanlar için bu ufak kısma bakmak faydalı olacaktır.
-Modülasyon: Telekomünikasyon altyapılarında iletilecek sinyalin işlenme türüdür. Çeşitli modülasyonlar çeşitli özelliklere sahiptir ve çeşitli performanslar gösterirler.
-Fiber Erişim Altyapısı: Telekomünikasyon altyapılarında fiber internet hizmeti verilebilmesi için gerekli olan altyapı türlerini ifade eder.
-Fiber Homepass: Fiber erişim sistemlerine bağlı hane sayısını, daha basit bir tabirle fiber internet kullanabilecek olan hane sayısını ifade eder.
-Penetrasyon: Hanehalkı veya hane bazlı olarak hesaplanabilen yaygınlık oranı verisidir. Örneğin Türkiye’de hane halkı bazlı sabit internet penetrasyonu %64’tür yani ülkemizdeki her hanede ortalama 3,4 kişi yaşadığı varsayılırsa sabit internet kullanan hanelerin tüm hanelere oranı %64’tür.
-Bina ankastresi: Sokaktan gelen bakır telefon kablolarının bina içerisindeki bakır telefon kablolarıyla birleştirildiği, genellikle bina girişlerinde bulunan telekomünikasyon altyapısı teçhizatıdır.
-Saha Dolabı: Telekomünikasyon altyapılarında bölgelere hizmet veren, içlerinde istenilen hizmetlerin sunulmasını sağlayacak teçhizatların bulunduğu genellikle sokaklarda bulunan dolapları ifade eder.
-Lokal Hat: Telekomünikasyon altyapılarında saha dolapları ile binalar arasında irtibatı sağlayan hatları ifade eder.
-Enterferans: İnternet hizmetinin iletildiği lokal hatlar üzerinde kullanım yoğunluğuna bağlı olarak değişebilen ve sinyal kalitesini ve şebeke performansını olumsuz etkileyen fiziksel etkisi ifade eder.

Bu yazıda ele alacağım konuyu ve ele alma sebebini izah etmeden önce ülkemizde kullanılan fiber erişim sistemlerinden kısaca bahsetmek isterim. Ülkemizde kendi erişim altyapısında sahip olan 5 firma mevcut (Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, Turksat ve TurkNet). Bu firmaların her biri fiber erişim altyapılarında çeşitli türde altyapıları kullanmaktalar. Bu erişim türlerini başlıca sıralayacak olursak:

FTTC (Saha Dolabına Kadar Fiber): Bu sistemde fiber sokaklarda bulunan fiber kabine kadar gelir. Fiber kabinden binalara bakır veya koaksiyel kablo gider. Kullanılan modülasyon türüne göre 1Gbps’e kadar hız alınabilir. Genellikle kullanılan 17a modülasyonuyla hattın fiziksel durumuna göre 100 metre civarına kadar 100Mbps alınabilir. 30a modülasyonuyla 250Mbps, 35a/b modülasyonuyla yaklaşık 500Mbps, G.fast ve GigaDSL modülasyonuyla ise 1Gbps hız alınabilir. Bu fiber erişim türünü ülkemizde Türk Telekom ve Turksat kullanmaktadır. Türk Telekom ağırlıkla 17a modülasyonunu kullanmaktadır. Turksat ise kablo altyapısı üzerinden Docsis 3.0 ve 3.1 modülasyonlarını kullanır bu modülasyonlarla 1Gbps hıza ulaşılabilir.

FTTB/DSL (Binaya Kadar Fiber): Bu sistemde fiber binalarda bulunan fiber kabine kadar gelir. Fiber kabinden dairelere bakır kablo gider. Kullanılan modülasyon türüne göre 1Gbps’e kadar hız alınabilir. Genellikle kullanılan 17a modülasyonuyla hattın fiziksel durumuna göre 100Mbps alınabilir. 30a modülasyonuyla 250Mbps, 35a/b modülasyonuyla yaklaşık 500Mbps, G.fast ve GigaDSL modülasyonuyla ise 1Gbps hız alınabilir. Bu fiber erişim türünü ülkemizde Türk Telekom kullanmaktadır. Türk Telekom ağırlıkla 17a modülasyonunu kullanmaktadır.

FTTB/RFoG (Binaya Kadar Fiber): Bu sistemde fiber binada bulunan fiber kabine kadar gelir. Fiber kabinden dairelere koaksiyel kablo gider. Kullanılan modülasyona göre 1Gbps’e kadar hız alınabilir. Docsis 3.0 ve 3.1 modülasyonu ile 1Gbps hız alınabilir. Bu fiber erişim türünü ülkemizde Turksat kullanmaktadır.

FTTB/Eth (Binaya Kadar Fiber): Bu sistemde fiber binada bulunan fiber kabine kadar gelir. Fiber kabinden dairelere Ethernet kablosu gider. E-WAN modülasyonu kullanılır. 1Gbps hız alınabilir. Bu fiber erişim türünü ülkemizde Türk Telekom ve Turkcell kullanmaktadır.

FTTH (Daireye Kadar Fiber): Bu sistemde fiber daireye kadar gelir. Kullanılan modülasyona göre 50Gbps’e kadar hız alınabilir. Bu fiber erişim türünü ülkemizde Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, Turksat ve TurkNet kullanmaktadır.

Bu fiber erişim türlerinden FTTC türünde binalarda herhangi bir fiziki değişim gerçekleşmez, binaya herhangi bir cihaz konulmaz. FTTB ve FTTH türlerinde ise binada ve dairede fiziki değişiklikler gerekmekte ve binaya/daireye cihazlar konulmaktadır.

Kısaca ülkemizde kullanılan fiber erişim altyapılarından bahsettik. Bu yazıda ele alacağımız konu Türk Telekom’un fiber ile eriştiği hane sayısını neden yeterince fiber internet abonesine dönüştüremediği ve bu durumunun olası çözümleri olacaktır.

Ülkemizde fiber homepass sayısı en yüksek olan telekom firması 25 Milyon hane ile Türk Telekom’dur. Diğer büyük oyuncu ise 3,5 milyon hane ile Turkcell’dir. Bu yazıda durumu açıklayabilmek için ağırlıkla Türk Telekom ile Turkcell arasında kıyaslama yapacağız. Türk Telekom’un 25 milyon haneye ulaşan fiber erişim altyapısının 18 milyonu FTTC, 7 milyonu ise FTTB/DSl, FTTB/Eth ve FTTH türündedir. Turkcell’in 3,5 milyon haneye ulaşan fiber erişim altyapısı FTTB/DSL ve FTTH türündedir. Bu noktada verileri anlamlı kılan ise fiber homepass sayılarına karşılık iki Servis Sağlayıcının elde ettikleri fiber internet aboneleridir. 3Ç’20 sonuçlarına göre Türk Telekom’un 25 milyon hane fiber homepass’ine karşılık 5,2 milyon fiber internet abonesi bulunmaktadır. Turkcell’in ise 3,5 milyon hane fiber homepass’îne karşılık yaklaşık 1,5 milyon fiber internet abonesi bulunmaktadır. İki Servis Sağlayıcının verilerini karşılaştırdığımızda gözümüze Turkcell’in fiber götürdüğü her hanenin neredeyse yarısını fiber internet abonesi yapabilmiş olmasına karşılık, Türk Telekom’un fiber götürdüğü her hanenin neredeyse yalnızca %20’sini fiber internet abonesi yapabildiği gerçeği çarpıyor. Türk Telekom’un bu dezavantajlı görünümünde penetrasyonun da etkisi olduğu aşikâr olsa da penetrasyonun genel görünümde ciddi bir değişim etkisi oluşturacağını düşünmüyorum. Peki bu durumun olası sebepleri ve olası çözümleri nelerdir? Bunları inceleyelim.

Yukarıda FTTC erişim türünde binada ve dairede hangi bir fiziksel değişiklik yapılmadığını belirtmiştik. Ben bu noktada Türk Telekom’u, sunduğu hizmetleri ve fiber altyapısını tanıtma ve pazarlama konusunda oldukça geride ve isteksiz görmekteyim. Türk Telekom’un yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere fiber homepass’inin 18 milyonu FTTC erişim türündedir. Yani 18 milyon hanenin ve bunların bulundukları binalarda, söz konusu bölgede fiber internet altyapısı bulunduğu belirtebilecek herhangi bir cihaz veya kurulum bulunmamaktadır. Türk Telekom tarafından da bu binalara genellikle herhangi bir tanıtıcı broşür ve afiş konulmamaktadır. Ben bu etkenin söz konusu problemin en büyük sebebi olarak görmekteyim. Halbuki FTTC sahalarında bulunan binalara tanıtıcı broşür veya afişler yerleştirilir, bina ankastreleri daha şık ve teknolojik görünüme sahip olanlarla değiştirilir ise müşterilerin ve potansiyel müşterilerin Türk Telekom’un bölgelerinde fber internet altyapısı sunuyor olduğunu öğreneceklerini ve bu durumunun söz konusu problem üzerinde ciddi derecede olumlu gelişmelere sebep olacağını tahmin etmekteyim. Nitekim 2010’lu senelerin başında Türk Telekom fiber internet altyapısı kurduğu bölgelerde kalan binalara, bölgelerinde fiber internet altyapısı bulunduğunu belirten ufak tanıtım afişleri bulundurmakta idi.

Yine bu hususta etkili olan diğer bir faktörün fiber internet altyapısı tesis edilen bölgelerde bulunan Türk Telekom müşterisi sabit internet abonelerinin giriş seviye olsa dahi fiber internet paketlerine geçişlerinin otomatik olarak yapılmayıp yalnızca müşterinin fiber paketlere geçiş talebi üzerine fiber internet paketlerine geçişlerinin yapılıyor olması olduğunu düşünüyorum. Elbette bu konuda yasal bir kısıtlama bulunuyor olabilir ancak mani bir durum yoksa değerlendirilmesinin oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Şayet böyle bir uygulama yasal sebepler ile mümkün değil ise fiber internet altyapısını tesis edildiği sahalardaki müşterilerin Müşteri Hizmetlerince aranıp, bilgilendirilmesi de alternatif bir çözüm olabilir.

Söz konusu sorun üzerinde etkili olduğunu düşündüğüm başka bir etkenin ise teknik sebepler olduğunu düşünüyorum. Yukarıda fiber erişim altyapısı türlerinde de anlatıldığı gibi Türk Telekom’un ağırlıkla kullandığı FTTC ve FTTB/DSL erişim türleri 17a modülasyonu ile hattın fiziksel durumuna göre 100Mbps hız sunabilmektedir. Ancak gerekse lokal hatların kalitelerinin bölge bölge değişiyor olması gerekse de yüksek hızlı internet abone sayısı arttıkça lokal hatlar üzerinde artan enterferans etkisi sebebiyle birçok hanede fiber erişim altyapısı bulunuyor olsa da yüksek hızlı internet taleplerinde performans sorunları yaşanıyor. Elbette fiber erişim sistemlerinin en büyük avantajlarından birisi olası taleplere karşı esneklik olsa da yatırım ve nakit akışı açısından konu değerlendirildiğinde uzun vadeli tahmin ve hedeflemelerin söz konusu esneklik gücünün kullanılabilmesinde zaman zaman engel oluşturabildiğine inanıyorum. Ancak bu konu doğrudan müşteri deneyimini etkilediğinden dolayı oldukça önemli görüyorum ayrıca bu sebeple bu durumun uzun vadede marka imajını da etkileyebileceğine inanıyorum.

Sonuç kısmına gelecek olursak elbette bu yazı bir mühendise danışarak ya da bizzat kendisine hazırlatılan ağır teknik içerikli ve konuyu teknik yönden ele alan bir yazı olarak hazırlanabilirdi. Ancak benim burada vurgulamak istediğim nokta asla teknik değil, tamamen stratejik çünkü bu sorunu ben ülkemizdeki telekomünikasyon sektörünün sağlam ve sıkı bir rekabete sahne olmasının önünde ciddi bir engel olarak görüyorum. Genellikle sektör ilgilileri ve takipçileri çoğunlukla hâkim servis sağlayıcıyı rekabetin önünde görece engel ve eli kuvvetli olarak görürler ancak ben bu genel görüşün aksine olası çok dengeli bir rekabet ortamında pazara hakim oyuncu olan Türk Telekom’un en dezavantajlı ve haksız rekabete maruz kalacak oyuncu olacağına inanıyorum. Tabii ki bu konuda Türk Telekom’un yaşayacağı olası sorunlara odaklanmak bir marka hayranlığından kaynaklanmıyor. Günümüzde ve yakın geçmişte de gündem halinde olan telekomünikasyon sektöründe fiber altyapıda aktif ve pasif paylaşım ve ortaklık modellerinin sağlıklı olarak planlanması, hayata geçirilmesi gerektiğini ve neticede sağlıklı ve tüm oyuncuların çıkarlarının korunduğu bir tablo oluşturulması gerektiğine olan inancımdan kaynaklanıyor. Ben bu konu göz ardı edilerek atılacak adımların ileriki süreçte sektörün daha dengesiz ve adil olmaktan uzak bir hale sevk edeceğine inanıyorum.

Yazan: Ömer Demirtaş
İletişim: [email protected]

(Bu yazı 11 Aralık 2020 tarihinde yazılmıştır.)

Not: Bu içerik musasavas.com.tr ziyaretçileri tarafından hazırlanmıştır. İçerik ve içerikte yer alan ifadeler Musa Savaş’ın görüşlerini yansıtmaz, içerikte yer alan ifadelerden Musa Savaş sorumlu tutulamaz. İçerikte yer alan veriler Türk Telekom ve diğer ilgili kuruluşların kendi yayınlarından elde edilmiştir, kesinlik taşımamaktadır.

Bir Cevap Yazın

EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish
%d blogcu bunu beğendi: