Tag Archives: Cem Kıvırcık

Endüstri 4.0 ve sonrası #gelecek50 @cemkivircik

Bilişim Medyası Derneği (BMD) Başkan Yardımcısı Cem Kıvırcık, ‘Bilişimciler ve Bilişim Grubu’ tarafından düzenlenen ‘Gelecek 5.0 Zirvesi’ panellerinden ‘Endüstri 4.0 ve Sonrası’ başlıklı panelin moderatörlüğünü yapıyor.

Panelistler: Mustafa Gayır (İstanbullines Lojistik ve Denizcilik, Bilgi Sistemleri ve Dijital Pazarlama Müdürü), Ulaş Cantepe (Baktat Gıda, Bilgi Teknolojileri Müdürü), Ömer Çolakoğlu (Isısan Bilgi Teknolojileri Müdürü), Ömür Benek (THY Proje/Portföy Yöneticisi).

DEVAMINI OKU

Türkiye’de “teknoloci” gazetecisi olmak

gazeteciGarip bir meslek gazetecilik… Doktor, avukat, hakim, savcı, mühendis kadar önemli ama onlar kadar ciddiye alınan bir meslek değil… Okulu var ama, kimse gazeteci olmak için okula gitmek zorunda değil… Düşünebiliyor musunuz tıp okumamış olan bir doktoru? Ya da hukuk fakültesini bitirmemiş bir avukatı… Gazetecilik de böyle bir meslek işte… Bir gün yatıp ertesi gün “Ben gazeteciyim…” diye uyanabiliyorsunuz…

Ha, sakın ha zannedilmesin bu satırların yazarı hem mektepli, hem de alaylı diye iletişim okumamış gazetecileri eleştiriyor, yeriyor. Sadece, bir gerçeğin altını çiziyorum o kadar. Lakin, gazetecilik okulda öğretilecek bir şey de değil… Gazeteci doğar, gazeteci ölürsünüz… Böyle bir meslektir benim için gazetecilik…

Elbette, gazetecilik mesleğinin şemsiyesi altında birçok uzmanlık alanı var. Bunlardan bir tanesi de “teknoloji, bilişim, bilgi ve iletişim teknolojileri, vs… vs…” Aslında 80’li yıllarda daha Commodore türü bilgisayarlar döneminde başlamıştım teknoloji sayfaları hazırlamaya… Şimdi akıllanıp herkesin kıç cebinde yer alan telefonları o yıllarda evlerde bile göremiyordunuz. PTT’ye yazılıp yıllarca bağlanmasını bekliyordunuz…

Türkiye’nin “ilk” internet dergisini 1997 yılında piyasaya çıkartmak kısmet oldu. Profesyonel anlamda gazetecilik mesleğimin 15. yılında yani… Şakayla karışık 20 yıl kadar önce… Yani 15+20=35 yıl geride kalmış meslekte… Lakin, hala “gazeteci” nevinden sayılmıyoruz bazı çevrelerce… Mesela, yeni yetme bir çıtır kızın nasıl ağrılı adet gördüğünü anlattığı köşesi varken, benim yok. Onlar köşe yazarı sayılıp gazeteci kabul edilirken biz sümsük sümsük dolaşıyoruz. Suç onlarda mı, bizde mi, ya da onları bu noktaya taşıyanlarda mı? Bu hepimizin suçu aslında… En çok da bizim…

Geçen gün, bir basın toplantısında yaklaşık 20 yıldır tanıdığım bir arkadaşım editör aradıklarını ama bazı görüşmelerin birkaç dakika sürdüğünü söyledi. Anlattığına göre adayların bir çoğu gelen test ürünlerinin onlarda kalıp kalmayacağını soruyormuş. Bu işe soyunan gençler, en son teknoloji ürünü akıllı telefonları, bilgisayarları, tabletleri, kameraları, vs. kullanmak, inceleme yazısı yazmak için çıldırıyor adeta…

Yine bir başka arkadaşım, ürün inceleme için kendisine gönderilen ürünleri zamanında iade ettiğini, ancak kendisine hediye edilen ürünleri rahatlıkla sattığını söyledi. Doğruya doğru, bizlere hediye edilen birçok ürün var. Bunları eşe, dosta, akrabaya dağıtıyoruz genellikle. Sonra da amca oğlundan, dayı kızından şöyle ricalar gelir: “Ağabey ya, fazla telefon var mı? Tablet geldi mi?”… Yani aşağı tükürseniz sakal, yukarı tükürseniz bıyık durumları…

Bir de ürün inceleme yapıyorsanız, yaşadığınız sorunlar var ki, anlatmakla bitmez. Lansman, basın toplantısı gezersiniz. Size ürünü ballandıra ballandıra anlatırlar… Şöyle özelliği var, böyle özelliği var… Dinlersiniz sabırla… Dersiniz ki, “Bir tane test ürünü gönderin de inceleyelim. Bir yazı yazalım.” Biz şöyle birinci, en iyi, en büyük… vs vs sallayan Marcom yöneticisi başlar ağlamaya: “Elimizde test ürünü yok. Size göndermek için satın almamız gerekiyor. Kutu açamıyoruz… Hani elinizden gelse bir 500 TL çıkarıp vermek istersiniz bu performansa…

Arada PR şirketleri de vardır… Burada çalışan sevgili arkadaşların bazıları bu ürün gönderme işinde ne yaptığınıza pek bakmaz. Orada işler dost-ahbap çavuş tabanlıdır genellikle. Büyük bir lansman yapılır ve bu büyük lansmanda siz basın toplantısını izlemek ve yollanan bülteni değerlendirmekten öte gidemezsiniz. Öyle markalar vardır ki, çıkarttıkları ürünün 7 sürümünden birini bile görmemişsinizdir. Sormazsınız ya sorsanız da bu sefer “Şirket bize şu kadar ürün verdi elimizde yok…” yanıtını alırsınız… O kadar ürünün istatistiğini yaptığınızda size test ürünü geldiğinde –ki asla gelmez- neredeyse bu ürünün yeni sürümü çıkacaktır piyasaya…

Bir de kerameti kendinden menkul “teknoloci” gazetecileri vardır. Kendileri gibi ergen kitleye video çeken, inceleme yazısı yazdığını ve çok içerik ürettiğini iddia edenler… Bunlar iyi rüzgar yaratırlar… PR’cılar özellikle bu tiplere bayılırlar… Can ciğer kuzu sarması mutlu mutlu takılırlar.

Zordur Türkiye’de “teknoloci” gazetecisi olmak. İyi bir işkembeye ve her an yalamaya hazır bir dile sahip olmak gerekir. Objektif olduklarını iddia etseler de imkanları yoktur böyle olmaya… İyi yazmak zorundadırlar göbekten bağlı oldukları firmanın ürünlerine… E, onları da anlamak gerek…

Ben mi? Dinozorun biri işte… En azından, dahi anlamındaki “de”leri, “da”ları, “ki”leri ve soru eklerini ayırmayı biliyorum ya, buna da şükür… Ya “teknoloci” gazetecisi olsaydım, işim çok zor olurdu…

Cem Kıvırcık – 29 Ağustos 2016

Cem Kıvırcık kimdir?

DEVAMINI OKU

Cem Kıvırcık kimdir?

Cem_KivircikGazetecilik mesleğine Babıali’de başlama ayrıcalığına son anda erişen Cem Kıvırcık, dönemin efsane gençlik ve müzik dergisi Hey‘in kapısından 3 Ağustos 1983 yılında girdi. Doğan Şener yönetimindeki dergide, Hulusi Tunca, Fikri Ayyıldız, Nurcan Sabur, Erdoğan Sevgin, Fehmi Ketenci, Ferdi Yücedağ, Erdal Gökkaya, Muzaffer Kantarcıoğlu ve Ali Çınar gibi ustalarla aynı havayı soludu. Daha sonra, Mehmet Ali Yılmaz’ın satın aldığı Güneş gazetesinde Mehmet Barlas yönetiminde çalıştı. Daha sonra, Gelişim Yayınları’nda Hıncal Uluç yönetimindeki Erkekçe dergisinde kısa bir süre çalıştıktan sonra, Sabah Grubu’nun ilk dergi yayıncılığı denemesi olan Ali Saydam yönetimindeki Dönemli Yayıncılık bünyesinde çeşitli dergilerde görev aldı.

1988 yılında Türkiye’nin ilk günlük spor gazetesi olan Ersan Çelik yönetimindeki Fotospor‘un kurucu kadrosunda yer alan Cem Kıvırcık, 1989’da kısa dönem bahriyeli olarak yaptığı vatani görevini tamamladıktan sonra, Karacan grubunda Playboy dergisinin yöneticiliğini yaptı. Karacan ve Sabah gruplarının ortak projelerde birleşmesi üzerine çalışmalarına Number One müzik dergisini de ekledi. Daha sonra, Mehmet Yaşin ve Ahmet Erçalık yönetimindeki Hürgüç grubunda Delikanlı adlı gençlik ve müzik dergisini çıkarttı. Bu dönemde Rizzoli grubuyla temasa geçerek Max, Amica ve Fit for Fun adlı dergileri ülkeye kazandırmak istedi. Türkiye’ye çağırdığı İtalyanlar, Mehmet Yaşin ve Mete Türkben’le yapılan toplantılara katıldılar. Ancak, kaderin cilvesi bu dergiler ileride çok farklı bir biçimde karşısına çıktı. 1996 yılının altı ayını Londra’da geçirdikten sonra, ülkeye döndü ve Milliyet Dergi Grubu’nda çalışmaya başladı. Genel Müdür Muhittin Kazımoğlu’nun direktifiyle grubun büyümesi için, yurtdışı anlaşmalar yaptı. Önce MotorPresse grubuyla Auto Moto Und Sport dergisini, daha sonra IPC’nin Options ve Country Homes and Interiors adlı dergilerinin ülkede yayımlanmasını sağladı. Nisan 1997’de Türkiye’nin ilk internet dergisi .net‘i piyasaya çıkarttı, bu dergiye PCnet ve McGrow Hill’in Information Week dergilerini ekleyerek, oluşan bilişim yayınları grubunun genel koordinatörlüğünü 1999 Ekim’ine kadar sürdürdü. Görevinden istifa eden Kıvırcık, Ağustos 99 depreminden zarar görenlere yardım etmek amacıyla Danish People’s Aid adlı yardım kuruluşunda çalışarak ihtiyaç sahiplerine, çadır, soba, battaniye ve giyecek yardımlarını koordine etti, Adapazarı’nda bazı okulların rehabilite edilmesi ve hastane kurulması gibi projeleri gerçekleştirdi.

2000 yılında Interpro bünyesindeki ağ yayınlarının koordinatörlüğünü üstlendi. Daha sonra BMY bünyesinde PC TIME, PC KIDS gibi bilgisayar dergilerini çıkarttı. Bu çalışmalara Başakşehir’de yayımlanan lokal bir dergiyi de ekledi. Daha sonra Medyalink bünyesinde, Digitallife adlı tüketici elektroniği dergisine hayat verdi. 2006’da Ciner Grubu bünyesinde PC Magazine ve Electronic Gaming Monthly dergilerini çıkarttı. Aynı dönemde Sony Europe tarafından, Club VAIO uzmanlığına seçilerek, ülkemizi bu büyük toplulukta temsil etmeye başladı. Tekrar döndüğü Medyalink bünyesinde İngiliz lisanslı CAR dergisini Türkiye’ye getirdi ve yayın danışmanlığını üstlendi. Emeklilik hayalleri kurduğu Ayvalık’ta bir yılı aşkın bir süre Ayvalık Postası adlı bir gazete çıkarttı. Ancak küresel krizle birlikte gazetenin yayınına ara verdi. Kuruculuğunu Rahmetli Erdoğan Tanrıöven’in yaptığı, sektörün iletişim merkezi Telekom Dünyası Dergisi’nde Yayın Koordinatörü olarak da çalışan Cem Kıvırcık dünyanın en ünlü teknoloji dergisi T3’te köşe yazısı yazdı ve ürün testleri yaptı. Şu anda freelance olarak çeşitli kuruluşlara içerik üreten gazeteci, aynı zamanda CAR dergisinin de yayın danışmanlığını yapıyor.

Cem Kıvırcık, 28 Mart 1965’te İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Atatürk Erkek Lisesi‘ni bitirdikten sonra, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldu. Evli ve sigara kullanmıyor.

DEVAMINI OKU

Halk Otobüsü Terörü mağdurlarının dikkatine! @cemkivircik

Ülkemizin içinde bulunduğu trafik terörü hepimizin malumu. Trafikteki bencil ve empati yoksunu sürücüler yüzünden ambulanslarda hayatını kaybedenlerin haddi hesabı yok. Emniyet şeritlerinde çakar lambalı arabaların çokluğu yüzünden arıza halinde bile durulamıyor. Özel halk otobüsleri ise sanki başka bir ülkenin kanunlarına tabiymiş gibi trafikte seyrediyor. Dolmuşlar hakkında ise yorumu size bırakıyorum.

Sevgili meslektaşım Cem Kıvırcık, teknoloji harici bir yazı yazmış. Başından geçen çok acı bir olayın hukuki safhalarını ve vardığı sonucu kendine has üslubuyla kaleme almış. “Halk Otobüsü Terörü mağdurlarının dikkatine!” başlıklı yazıyı bence bir okuyun ve “Ben olsaydım ne yapardım?” diye kendinize bir sorun.

DEVAMINI OKU

Olmadı Vodafone Türkiye… @VodafoneTR @vodafone_de @VodafoneQatar @VodafoneUK @vodafone_es @VodafoneIN @vodafoneNZ @VodafoneAU @VodafoneIreland @Vodafone_VGE @Vodafone_CZ @VodafoneIT @VodafoneEgypt @ogilvypr @SevilWittmann

Olmadı. Bu hareket sende hiç şık durmadı Vodafone Türkiye. Senki bu ülkenin değerlerine (yaptığın sosyal projeler ve özellikle de Beşiktaş kulübünün sponsorluğu) sahip çıkan bir markasın. Son 20 yılı bilişim sektöründe olmak üzere, 32 yıldır ülkemizde gazetecilik yapan Cem Kıvırcık’a, PR ajansınız üzerinden uyguladığınız davranış biçimi benim kabullenebileceğim bir şey değil.

DEVAMINI OKU

Uzun bir kahvaltı…

image

Dostlarla uzuuun bir kahvaltı. Şu an itibariyle iki saati tamamladık. Daha kahveler içilecek.

DEVAMINI OKU

Afyon’un Buda’sı… :)

image

Cem Kıvırcık

Uzakdoğulular görmesin 😉

DEVAMINI OKU

Geleneksel kırmızı et ziyafetinden sonra Cem Kıvırcık

image

DEVAMINI OKU

Mardan Palace’ın yeni sahibi kim? ;)

image

DEVAMINI OKU
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish