Türkiye’nin dahi çocuklarını onlar yetiştirecek

Ülkemizin stratejik konumu ve son yıllarda yaşanan terör eylemleri ülke olarak geleceğimize daha sıkı sarılmamıza neden olmalı. Çocuklarımızı silahlarla ve şiddet içerikli bilgisayar oyunlarıyla değil, teknolojiyle üretecekleri yazılımları kullanarak yetiştirmemiz gerekiyor. Keza şimdiki çocukların çoğu ya bilinçsiz bir şekilde bilgisayar oyunları oynuyor ya da sosyal medya bağımlısı olmuş durumda. Ancak dijital bir dünyada söz sahibi olabilmemiz için çocuklarımızın oynadığı oyunları dikkatli seçmemiz gerekiyor. Çünkü çocuğunuzun önüne koyduğunuz her oyun, ülkemizin geleceğini şekillendiriyor.

Geçtiğimiz ayın sonunda ülkemizde önemli bir teknoloji hareketi başladı. Çocuklar için hazırlanan Dünya standartlarında bir eğitim programı hazırlayan Levent Karadağ ve Nurhan Demirel, PlayLab Türkiye’yi hayata geçirdiler. PlayLab’ın geliştirdiği eğitim programı PlayLab Education’la çocuklar kendi drone’larını uçuracak, robotlarını tasarlayacak, uygulama geliştirecek ve kodlama yaparak ülkemizin dijital dönüşümüne katkıda bulunacaklar.

Özellikle son üç yıldır tüm dünya kodlama eğitimleri konusunda seferber oldu. Bunun nedenini Dünya’nın en zenginlerinin küçük yaşta kodlama öğrenmeye başlamasına yorabiliriz. Türkiye’de ilk kodlama hareketini başlatan, PlayLab Türkiye Kurucu Ortağı ve TBD (Türkiye Bilişim Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi Levent Karadağ, Gartner’ın raporuna göre 2025 yılında bir trilyon cihazın internete bağlanacağını ve bu bugünün çocuklarının dijital dönüşümü şekillendireceğini ifade ederek, özellikle gelişmiş ülkelerin ulusal ve uluslararası ölçekte çocuklara yönelik “kodlama hareketleri” başlattıklarına dikkat çekiyor. Karadağ’ın söylediklerini destekleyecek bir kaç ek bilgiyi de ben vereyim. Steve Jobs, Bill Gates, Mark Zuckerberg ve bilgisayar alanında daha birçok isim küçük yaşta programlama öğrenmiş kişilerdi. Mark Zuckerberg’in dokuz yaşında kod yazmayı öğrendiğini, Bill Gates’in ilk programını 13 yaşında yazdığını ve 15 yaşında BASIC dilinin yeni bir versiyonunu tasarlayıp yazdığını da bilişim sektörünün profesyonelleri bilir.

Levent Karadağ, son yıllarda Dünyada çocuklara kodlamanın önemini görünce ve Türkiye’de okullarda kodlama olmayınca eğitimci olmayan insanlar çocuklara kodlama öğretmeye başladığını anlatıyor. Bu duruma dur demek ve doğru proje kurgulayıp, geniş kitlelere duyurulması amacıyla bilişim sektörünün önde gelen halka ilişkiler uzmanı Nurhan Demirel ile dünyanın en geniş kapsamlı teknoloji okulu olan PlayLab’ı kurmaya karar veriyorlar. Karadağ; “PlayLab Education geçen hafta basına duyurulmaya başlandı, anında bir çok kurum ve kişi tarafından taklit edildi. Oysa, eğitim işinin uzun soluklu düşünülmesi gerekiyor.” Dedi. PlayLab’ın ana çerçevesi ortaya çıktıktan bir süre sonra Hillary Clinton’ın açıklanan başkanlık programıyla kendi programlarının bir çok yerinin örtüştüğünü görmeleri ise projeye olan güvenlerini daha da artırıyor. “Oysa biz bu programı bir adım ileride taşıyarak çoktan uygulamaya başladık bile” diyen Karadağ, PlayLab’ın Türkiye ve Dünya için örnek bir uygulama olarak yerini alacağını düşünüyor.

Sonuç olarak; Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi ve 2023 yılındaki dünyanın gelişmiş ülkelerindeki yaşıtlarıyla yarışabilecek kişiler yetiştirmek için PlayLab gibi idealist ve uzun dönemli eğitim programları sunan alternatif teknoloji okullarına ihtiyacımız var. Türkiye’den bir Google ve Facebook çıkabilmesi için çocuklarımızı şimdiden dünyaca kabul görmüş eğitim programlarıyla eğitmemiz şart. Hatta, gelecekte uluslararası şirketlerde yönetici olarak çalışacak kişileri de bugünün teknoloji eğitimleri almış çocuklar olacaktır. Milli internet projesi için kodlama bilen, dijital dünyanın olanaklarını faydalı bir şekilde değerlendirebilen bir nesil yetiştirmemiz gerekiyor. Eğitimlerle ilgili daha fazla bilgiye playlab-tr.com adresinden ulaşabilirsiniz.

(Bu yazının bir kısmı 16 Ekim 2016 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
Google’ın arama tekeli kırılacak mı?
Nihayet!

Bir Cevap Yazın

EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish
%d blogcu bunu beğendi: