Tag Archives: TBMM

Kişisel veriler konusunda ABD ne kadar güvenli?

Geçen hafta Avrupa Birliği Adalet Divanı (EJC) çok önemli bir karara imza attı. EJC, 2000 yılında imzalanan “Safe Harbour” yani “Güvenli Liman” olarak adlandırılan ve AB vatandaşlarının kişisel verilerinin ABD’li firmalar (Örneğin: Microsoft, Facebook ya da Google) tarafından işlenmesine izin veren anlaşmanın artık geçersiz olduğuna karar verdi.

DEVAMINI OKU

Tesadüf…

image

Ankara’dan kaçıp IT Profesyonelleri Semineri (ITP’14) için Antalya’ya geldik. İlginç bir tesadüf oldu. CHP’nin TBMM’deki grubu da 5. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı için tam kadro kaldığımız oteldeydi. Bir bakıma Ankara’dan gelmiş olan CHP’li tanıdıklarla Antalya’da görüşmüş olduk. Uzun bir aradan sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kalabalık önünde konuşurken canlı dinleme fırsatım oldu. Televizyonlardan kısmen gözlemleyebildiğim, kalabalığı etkileme gücü ve hitap etme konularında olumlu yönde bir hayli mesafe aldığını kendi gözlerimle görmüş oldum. Fakat konuşmasının içeriği konusundaki kısırlık üzgünüm ama hâlâ devam ediyor.

DEVAMINI OKU

Siber Suçlar Sözleşmesi

AB tarafından 2001’de imzalanan “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi” TBMM tarafından onaylandı. Söz konusu sözleşmeyi Türkiye adına 10 Kasım 2010 tarihinde Strazburg’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzalamış fakat bazı konularda çekincelerimiz olduğu için bugüne kadar TBMM tarafından onaylanmamıştı.

Siber Suçlar Sözleşmesi Nedir?

Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi, bilgisayar ve internet suçlarını kapsayan ilk uluslararası sözleşmedir. Sözleşmenin amacı, ulusal kanunların arasında ortak nokta sağlayarak, araştırma tekniklerini geliştirerek ve ülkeler arası işbirliğini arttırarak siber suçlara karşı ortak mücadeleyi sağlamaktır. Avrupa Konseyi tarafından Strazburg’da tasarlanmıştır ve Avrupa Konseyi izleyicisi statüsündeki Kanada, Japonya, Çin gibi ülkelerin de aktif katılımı sağlanmıştır.

Sözleşme ve açıklayıcı raporu Avrupa Konseyi bakanları tarafından 109. oturumda 8 Kasım 2001 tarihinde kabul edilmiştir. 23 Kasım 2001 tarihinde imzaya açılıp 1 Temmuz 2004 tarihinde yürürlülüğe girmiştir. 2 Eylül 2006 tarihi itibariyle 15 ülke imzalayıp sözleşmeyi kabul etmiş ve tasdik etmiştir. 28 ülke ise imzalamış fakat henüz tasdik etmemiştir.

Siber Suçlar Sözleşmesi ile başka bir ülkeden işlenen ama ülkemizi ilgilendiren suçlar konusunda, ilgili mercilerin işbirliği kolaylaşıyor, yasal zemine kavuşmuş oluyor. Twitter ya da Facebook gibi yabancı ülkelerde bulunan sosyal ağlar üzerinde işlenen suçlarla ilgili olarak IP talepleri de bu kapsama giriyor. Ancak onaylamada belirtlilen “bazı çekinceler” kapsamına giren “kişisel verilerin korunması” düzenlemelerinin olmaması, diğer ülkeler tarafından bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.

Neler kolaylaşacak?

Bu sözleşmeyi imzalayan ülkeler arasında, yasal mercilerin birbirleri ile işbirliği, mesela IP numarasının verilmesi kolaylaşıyor. Biliyorsunuz, son yerel seçim öncesi dönemde, internet ortamında amiyane tabirle uçuşan ses kayıtlarını internete koyan hesaplara ait IP numaraları ülkemizin ilgili kurumları tarafından yurt dışından istenmiş ancak alınamamıştı. Bu sözleşme ile bu ve benzer konuların kolaylaşması bekleniyor. Fakat çekinceler yüzünden tam anlamıyla işlerlik kazanması biraz daha zaman alacak gibi görünüyor.

Resmi Gazete’de yayınlanan onayla ilgili ifade şu şekilde:
“2 Mayıs 2014 CUMA Resmi Gazete Sayı : 28988
SANAL ORTAMDA İŞLENEN SUÇLAR SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
Kanun No. 6533 Kabul Tarihi: 22/4/2014
MADDE 1 – (1) Hükümetimiz adına 10 Kasım 2010 tarihinde Strazburg’da imzalanan “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi”nin çekinceler ve beyanlar ile birlikte onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”

Bu sözleşmenin tam işlerlik kazandığında, nasıl işleyeceğini, neler getirip, neler götüreceğini, eksiksiz işlemesi durumunda internet kullanıcılarına nasıl yansıyacağını hep beraber göreceğiz.

(Bu yazının bir kısmı 11 Mayıs 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Bir yasanın hikayesi

Bilişim suçları konusu uzun süredir tartıştığımız bir konudur. Özellikle geçtiğimiz yılın son çeyreğinde araştırmacı gazeteci ağabeylerimizin çocuk pornosu ve sanal dolandırıcılık olayları ile gündeme getirdiği ve tek suçlu ilan ettiği internetin artık yasası da çıktı. Erken seçim kararından sonra yeni meclise kalacağını düşünüyorduk. Fakat AK Parti hükümeti 4 Mayıs Cuma günü bu yasayı çıkarmış. Yasanın tam adı :”İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi”. Bu yasanın hikayesini konuya hakim olduğuna bizzat şahit olduğum CHP Uşak Milletvekili Osman Çoşkunoğlu’ndan gelen bir e-posta ile öğrendim. Sayın Çoşkunoğlu bu yasanın hikayesini şöyle anlatıyordu:

“Sayın Savaş,

Cumhurbaşkanı, seçim, Anayasa değişiklikleri yanında TBMM’de gözden kaçmaması gereken başka gelişmeler de oluyor.

4 Mayıs Cuma öğlen saatlerinde AKP hükümeti aniden önemli bir yasayı gündeme getirdi.  Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım benimle yasayı orada hızla görüştü.  CHP olarak engelleme yapmamızı bekliyordu.

Bir karar vermek için sadece birkaç saatimiz vardı. Bakan ve bürokratları ile beraber oturduk tartışmaya. Tasarıyı, birkaç ay önce ilk ortaya çıktığında enine boyuna incelemiştim. Üç ana konuda itirazım vardı:

1.Tasarıya göre, bu konuda yaptırım yetkileri Telekom Kurumu içerisinde Telekom İletişim Başkanlığı’na (TİB) veriliyordu. Bunu sakıncalı buluyor, sivil toplum örgütlerinin de katkı ve yetkisi olmalı görüşünü savunuyordum. Bu konuda anlaştık ve bir süredir etkisiz hale getirilmiş olan Internet Kurulu’nun tekrar kurulması ve TİB’in onlardan görüş alması konusunda bir madde ekleyen ortak bir önerge vermeye karar verdik.

2.Tasarının 8. maddesi, TİB’e sakıncalı bir siteye erişimi engelleme yetkisi veriyordu. Mahkeme kararı olmadan böyle bir yetkinin sakıncasını belirttim. Bakan bürokratlarına bunu sorunca onlar da “erişimi kesilen site mahkemeye başvurarak itiraz edebilir” dediler. O sıkışık zamanda benim bunu teyit olanağım yoktu. “O zaman ben kürsüye çıkar, bunu sizin teminatınız olduğunu söylerim, yarın siz sorumlu olursunuz” dedim bakana. Olur dedi.

3.Tasarının 9. maddesi hakaret gibi konularda cevap hakkı üzerineydi. Tüm bilişim suçlarını kapsama iddiası olmayan, hemen hemen tamamen porno üzerine odaklanmış olan bu yasada böyle bir madde uygun düşmüyor. Ayrıca, sansür kapısını da açabilir. Bakan bu konuda pek bir şey diyemedi. Zaten bu madde bakandan gelen ilk tasarıda yoktu, sonradan komisyonda (muhtemelen başbakanın talimatıyla) eklenmişti, dolayısıyla bakan hem savunamıyordu hem de karşı çıkamıyordu.

Ayrıca, bu yasa tasarısının hem geçen Aralık ayında – bilişim suçları üzerine bambaşka bir yasa tasarısı aylardır tartışılırken –  aniden ortaya çıkışı hem de böylesine sıkışık bir ortamda birden gündeme getirilişi rahatsızlık verici ve kuşku uyandırıcı.

Sonuç olarak, ekte yolladığım yasa tasarısı, bir madde eklenerek Cuma günü, bizim itirazlarımıza karşın kabul edildi ve yasalaştı.”

Sayın Çoşkunoğlu gönderdiği e-postanın ekine söz konusu yasayı ve anlattıkları ile ilgili bazı dokümanları da koymuştu. Yasa ile ilgili detayları önümüzdeki haftalarda sizlerle paylaşacağım.

(Bu yazının bir kısmı 13 Mayıs 2007 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Interneti nasıl bilirdiniz?

28 Şubat günü tüm medyada 10 yıl önce yaşanmış olan ve terminolojiye “28 Şubat post-modern darbesi” diye geçen; özünü söz konusu dönemin hükümeti ile askeri yöneticileri arasında gerçekleşenlerin oluşturduğu olaylar silsilesi vardı. Tüm gün medya bu konuyla yattı kalktı.

Türkiye gündemi bu olay ile uğraşırken, yine aynı gün TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan ve Bilişimle ilgili herkesi yakından ilgilendiren bir kanun tasarısı herkesin gözünden kaçtı. Tam adı “Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesi ile 2559 ve 2937 Sayılı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” olan ve TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan bu tasarı neler getiriyor dersiniz? Yazımızı okuyunca neler getirdiğine siz kendiniz karar verirsiniz. Fakat gerekçesini en kısa şekilde “internet suçlarını (pornografi, hırsızlık vb.) önlemeye yönelik” olarak özetleyebiliriz.

Bilişim ve iletişim konularına olan hakimiyetine yüz yüze yaptığımız görüşmede bizzat şahit olduğum ve bu konularda verdiği yazılı soru önergeleri ile haklı bir rekorun sahibi olan CHP Uşak Milletvekili Osman Çoşkunoğlu bu yasa tasarısı ile ilgili olarak şunları söyledi: “Bir süredir üstünde çalışılmakta olan 34 maddelik ‘Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı’ oldukça geniş bir katılımla hazırlanmışken aniden ve konuyla ilgili olanların haberi olmadan bu tasarı birden ortaya çıktı. Bunun başbakanın talimatı üzerine aceleyle hazırlanıp gündeme getirildiği anlaşılıyor. Tasarıyı incelediğimizde ise Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na verilen aşırı yasaklama yetkileri veriyor. Bu yasakları aşmak isteyenlerle uygulamak isteyenler arasında yaşanacak bir yarış tırmanmaya ve yavaş yavaş bir sansüre doğru ilerleme tehlikesi içeriyor. Nitekim böyle bir tehlikeden kaçınmak, sansüre giden bir yol açmamak için Avrupa Birliği böylesine bir yasaklama mevzuatından kaçınmaktadır.”

TBMM’nin sitesinde ise tasarının özeti şu şekilde yapılıyor: “Tasarıyla, internet dahil elektronik iletişim araçlarının sağladığı imkanların suiistimal edilmesi suretiyle aileyi, çocukları ve gençleri, uyuşturucu ve uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden yayınların içeriklerinden korumak için gerekli önleyici tedbirler alınmakta, elektronik ortamda işlenen belirli suçların içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden önlenmesine ilişkin esas ve usuller öngörülmektedir.” Kulağa hoş geliyor.

Söz konusu tasarı Esas Komisyonu olan Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Oradan nasıl çıkacak doğrusu merak ediyoruz. Diğer taraftan tasarıyı incelemeye başladım. İlk izlenimim sanki, yine vur derken öldürmüşüz gibi. Geçtiğimiz aylarda peş peşe patlayan çocuk pornografisi, dolandırıcılık vb. gibi konuların verdiği gazla tasarıda öngörülen bazı uygulamalar ileride umulmadık zararlara yol açabilir. Hatta öyle ki musalla taşında yatan Internet için hoca cemaate şöyle sesleniyor olabilir: “Interneti nasıl bilirdiniz?”

(Bu yazının bir kısmı 4 Mart 2007 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish