Hacker’lar için hayat daha da zorlaşacak

Siber dünyanın vazgeçilmez gündem konusu her zaman siber güvenliktir. Siber güvenliğin baş aktörleri de hacker’lardır. Hacker’ların siyah şapkalılarının yaptıklarıyla ilgili bir çok haber okuruz. Falanca bankadan şu kadar milyon dolar çaldılar veya kaç bin kişiyi hack’lediler diye. Bunlara benzer daha onlarca haber duyar veya okuruz. Ayrıca hacker’ların ulusal anlamda birbirleriyle siber dünyada savaştıklarını da duyarız. Çünkü bir ülkenin beyaz şapkalı hacker’ları başka bir ülke için siyah şapkalı olabilir. Bu durum aslında gerçek dünyadaki güvenlik kategorilerinin siber dünyadaki bir izdüşümünden başka bir şey değildir. Aralarında en yoğun savaş yaşananlarda gerçek dünyada her alanda son 70 yıldır birbirleriyle yarışan ABD ve Rusya’nın hacker’larıdır.

Tüm bunlar, ülkeler arasında diplomasi dahil her alana yansır. Örneğin ABD’li yetkililer, Rusya’nın kendi ülkesindeki hedeflere yönelmediği sürece Rus hackerları koruduğu ve hatta çoğu kez Rusya istihbarat ajansları için çalışmak üzere görevlendirildiklerini iddia ediyor. Bu nedenle de Amerikalı yetkililer, Rusya dışına seyahat eden Rus hacker’ları diğer ülkelerde tutukluyorlar. Dolayısıyla bunu bilen, kredi kartı ve kimlik bilgileri çalınma olayında şüpheli bulunan 40 kadar Rus hacker’ın Rusya içinde saklandığı biliniyor.

Amerika bu konularda yepyeni bir eylem başlattı. Amerika’lı yetkililer, ülkelerindeki firmalara saldırı yaptığını düşündükleri Rus hacker’ları dünyanın neresinde olursa olsun tutukluyorlar. Bunlardan birisi de, Target ve Neiman Marcus gibi büyük parekendecilerin saldırılarının arkasında olduğuna inanılan Rus vatandaşı Roman Valerevich Seleznev oldu. Seleznev geçtiğimiz yıl tatil için gittiği Maldivler’de tutuklanmıştı. Bir Rus milletvekilinin oğlu olan 32 yaşındaki Seleznev, Seattle’daki bir mahkemede geçtiğimiz hafta 27 yıl hapse mahkum oldu.

Roman Valerevich Seleznev’in, Vladivostok (Rusya) ile Bali (Endonezya) şehirlerindeki evlerinden geniş bir kredi kartı ve kimlik hırsızlığı operasyonu yürüttüğü ve karaborsada iki milyon kadar kredi kart numarası sattığı, böylece en az 170 milyon dolarlık zarar yol açtığı iddia ediliyor. Mahkeme kayıtları bu miktarın daha büyük olabileceğini kaydediyor. Seleznev’in kurbanları arasında 3.700 finans kuruluşu ve Seattle bölgesindeki birçok restoranın da aralarında bulunduğu 500 işletme bulunuyor.

Seleznev’in Amerikan istihbaratı tarafından yakalanması da 10 yıllık bir takibin sonucunda olmuş. Çünkü Seleznev, Amerika ile suçluların iadesi anlaşması olan ülkelere gitmemeye özen göstermiş. Fakat Amerikan istihbaratı Haziran 2014’te Seleznev’in kız arkadaşıyla Maldivler’e bir tatil planladığını öğrenince hemen planlar yapılmış. Araya Dış İşleri Bakanlığını sokmuş ve bir ay sonra, Seleznev Maldivler’de havaalanında yerel polis tarafından tutuklanmış. Sonrasında yerel polis Seleznev’i Amerikan istihbaratına teslim etmiş. Oradan Washington’a götürülmüş. Seleznev’in bilgisayarında hem hacking olaylarıyla hem de harcamalarla ilgili pek çok delil bulduğu yetkililerce kaydediliyor.

Sonuç olarak diyebilirim ki; ülkemizin gerçekten iyi yetişmiş ve dünya ile baş edebilecek hacker’lara ihtiyacı var. Bu ihtiyaç sadece bizim ülkemize has bir konu da değil. Tüm dünya ülkeleri siber dünyada kendi ulusla güvenliklerini sağlamak için hacker’lara ihtiyaç duyuyor. Yazımdaki örnekten de anlayacağınız gibi, şayet bu alanda kariyer yapmak istiyorsanız her şeye hazırlıklı olmak ve dünyayı gezmek gibi bazı hayallerinizden vaz geçmeniz gerekebilir. Gerekmeyebilir de.

(Bu yazının bir kısmı 30 Nisan 2017 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bir Cevap Yazın

EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish
%d blogcu bunu beğendi: