Arşivler

Aboneler: 687
59214

2012 internet yasaklarının yılı olacak

Baştan söyleyelim. Her türlü yasağa karşıyız. Fakat yeterli olgunluğa ulaşmamış alanlarda etik oluşana kadar çeşitli zorlayıcı kurallar konulmasına karşı değiliz. Dolayısıyla şimdi basedeceğimiz konuyu bu bağlamda değerlendiriyoruz.

Geçtiğimiz hafta teknoloji dünyası Beyaz Rusya’nın (Belarus) internete getirdiği yeni kuralları konuştu. Daha doğrusu internet ortamındaki hemen herkes bunlardan bahsederken “yasak” dedi. İnternet medyası ve teknoloji ile ilgili yazanlar kendilerini hem hakim, hem savcı, hem de kolluk gücü olarak gördüklerinden Beyaz Rusya’yı hemen yargılayıp mahkum ettiler.

Ne yapmış Beyaz Rusya? 6 Ocak tarihinden itibaren Beyaz Rusya vatandaşları web hizmetinin kullanımında ya da herhangi bir e-posta iletişiminde hiçbir şekilde yurtdışı alan adlarını kullanamayacak. Yani diyor ki; siz ister şirket olun ister şahıs internet sitenizi konumlandırırken önce ülkenizi düşünün. Yani aldığınız alan adını .by (Beyaz Rusya’nın internetteki ülke uzantısı) ile alın. Hostinginizi ülke içinde yapın. Ayrıca e-postalarınızı yurt dışından (@gmail.com, @yandex.ru vb.) kullanmayın. Diğer taraftan yurtdışı alışveriş sitelerinden mal almayın.

Bunları sırayla değerlendirelim. Bu değerlendirmemizi yaparken ülkemizden de örnekler vereceğiz. Alınan alan adının ülke uzantısını taşıması mantıklı bir istek. Nitekim ülkemizde de yıllarca tartışıldı. .tr uzantısı olmayan ama Türkçe içeriği olan siteler .tr uzantısına sahip Türkçe içerikli sitelerden daha fazla dendi. Şaka bir tarafa bir dönem doğruydu. Ülke uzantısı taşımayan alan adları aslında herkese açıktır. İsteyen kişi veya kurum .com, .net vb. alabilir. Fakat bunları almak için ödenen paralar küçük gibi görünse de toplamda çok büyük rakamlar söz konusu. Kim istemez harcadığı paranın kendi ülkesi içinde kalmasını. Fakat yerel ülke uzantısı ile alan adı almak bazen formaliteler yüzünden zahmetli ve de daha pahalı olabiliyor. Ülke uzantısı olmayan alan adlarını şayet boş iseler bir kaç dakika içinde alabiliyorsunuz. Dolayısı benzer kolaylığın ülkeler tarafından kendi alan adları içinde sağlanması gerekiyor.

Alan adınızı aldınız. Sitenizi konumlandıracağınız ana makineleride Beyaz Rusya’nın içinden seçin diyor. Yine burada maliyetler karşımıza çıkıyor. Devlet isteğinde ne kadar haklıysa tüketicide tercihinde o kadar haklı. Nitekim ülkemizdeki hosting maliyetleri maalesef yurt dışına göre hala yüksek. Neden tercih edelim ki? Ülkemize olan sevgimiz yeterli bir sebep midir? Bu konuda da gerekli alt yapı ve maliyetlerin oluşturulması gerekiyor.

Bu saydıklarım bir ülkenin sahip olduğu alt yapı ile de ilgili. Fakat şimdi sayacaklarım Beyaz Rusya’nın aslında neden böyle bir karar aldığının gerçek sebebi. E-posta hizmetlerini yurt içinden kullanın. Nitekim büyük e-posta sağlayıcılarından kullanılan bu hizmet aslında ülkelerin aleyhine. Hem kendi vatandaşlarına ait o kadar veri yurt dışında bilmediği bir yerlerde bilgisayarlarda tutuluyor. Hem de bu kullanımlar esnasında oluşan veri trafiği ülkenin aleyhine büyüyor.

Asıl ve en önemli noktaya geldik: Ticaret siteleri. Amazon, Best Buy vb. siteler dünyanın her yerine mal satıyorlar. Bu şekilde dünyanın dört bir tarafından ABD’ye para akmasını sağlıyorlar. Bu durum bir çok ülkenin aleyhine. Çok ciddi bir vergi kaybı söz konusu. Nitekim ülkemizde de Google’ın böyle bir durumu var. Resmi rakamlara göre Google AdSense hizmeti ile Türkiye’den yılda 300 milyon dolar kazanıyor. Gayri resmi rakamlarda bu rakam 1 milyar dolar olarak ifade ediliyor. Peki Google bu ülkede hiç vergi ödedi mi? Geçen yıl yapılan vergi barışına baş vurduğu söylendi. Baş vurdu mu? Şu an borçalrını ödüyor mu? Bilmiyoruz.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Herkesin gözünün önünde duran fakat kimsenin göremediği bir yöntemi Beyaz Rusya hem gördü hem de hayata geçiriyor. Bu yöntem bu yıl pek çok ülkeye örnek olacak.

(Bu yazının bir kısmı 22 Ocak 2012 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Teknoloji dünyasının 2012'si

Yeni yılda teknoloji dünyasında neler olacak? Bu soruyu neden sorduk. Çünkü, her biten yılın son haftaları veya yeni yılın ilk haftaları içinde adettendir bu tür konular işlenir. Biz de teknoloji dünyasına baktık ve şunları gördük. [...]

Gökte bulut, sen bunu unut

Bulut bilişim kavramı hayatımızın her yerini artık iyice sardı. Gündelik yaşamımızı da iyice kavradı. Bulut üzerinde insanlara çeşitli hizmetler sunuluyor. Bunlardan en yaygın olanı e-posta hizmetleri. Ayrıca çeşitli uygulamaları da bulut üzerinden kullanabiliyoruz. [...]

İşinizi nasıl koparıyorsunuz?

Diyelim ki bir şirkette üst düzey yöneticisiniz. Yani genel müdür veya yardımcısı konumundasınız. Dolayısıyla büyük hacimli işleri sizler koparıyorsunuz. Çalıştığınız şirkette büyük bir holding bünyesinde bulunuyor. Rakamsal olarak şirketinizi nasıl büyütürsünüz? Yani nasıl tip bir yöneticisiniz? [...]

Biraz internet, biraz futbol

Internet son yıllarda Bilgi Teknolojileri sektörünün tüm dünyada hızlı sıçramalar yapmasında baş rolü oynamaya devam ediyor. İnsanlara sadece kendi bilgisayarındaki ve kendi ürettiği bilgilerle yetinmeyip başka bilgilere de kolayca erişmelerini sağladığı için bilgi teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasına en büyük katkıyı yapan Internet’te neler oluyor dersiniz. En son olanı anlatsam eminim ki “hadi yaa” diyeceksiniz. [...]

Carrefour'da eM eS eN kalmamış

Kaldığımız yerden devam edeceğiz. Fakat bu yazıyı ilk defa okuyacaklara söyleyelim. Bu yazıdan önce “Carrefour’a git bana 3 tane eM eS eN al” başlıklı yazımızı mutlaka okusunlar. Söz konusu yazıyı okumuş olanları ise alt paragrafa alalım. [...]

Carrefour'a git bana 3 tane eM eS eN al

Yaklaşık üç yıl önceydi. Kozyatağı’nda işadamı bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Odasında çay içiyorduk. Çok zampara olduğu için genelde hep kadın muhabbeti yapardı. Derken döndü bana şöyle bir soru sordu: [...]

Intel nereye gidiyor?

Çok eski değil yaklaşık 10 yıl önce Intel ve Microsoft yaptıkları her hareketle teknoloji sektörünü kelimenin tam anlamıyla silkeliyorlardı. Intel donanım alanında tüm rakiplerine her konuda fark atarken Microsoft aynı işi yazılım alanında yapıyordu. Hatta ikili Wintel diye anılıyordu ve teknoloji sektörünün lokomotifleri olarak tüm sektörü arkalarından sürüklüyorlardı. [...]

Tabletler hakkında şeytani düşünceler

Son yazımızda değindiğimiz Fatih Projesi ve dağıtılacak tabletler ile ilgili olarak bazı şeyler daha söylemek istiyorum. Fakat daha öncesinde konuyla ilgili bir düzeltmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabletlerin maliyetinin 100 ile 200 TL arasında olacağını belirtmiştik. General Mobile bana gönderdiği bilgi notunda şu anki mevcut şartlarda ülkemiz için belirttiğim fiyat aralığında tablet üretiminin başlangıçta mümkün olmadığını söylüyordu. Şimdiki değerlerle tablet birim maliyetinin 350 TL’nin altına düşemeyeceğini belirtiyordu. İlerleyen zaman içinde üretime sağlanacak kolaylıkların netleşmesi ile benim söylediğim rakamlara yaklaşılabileceğini de bilgi notuna eklemişti. Eksik bilgilerimizi de giderdikten sonra Fatih Projesi ile ilgili bir başka konuya değinmek istiyorum. [...]

Bayramınız kutlu olsun

Öncelikle bayramınız kutlu olsun. İlk defa bu bayram öncesi bir telaş yaşamadım. Çünkü yerim belli idi ve ne kadar kalacağımı biliyordum. Fakat Ekim ayının ortasında başlayan bir furyanın piyangosu ay sonu gibi bana da çıkınca istemesem de konuyu araştırmak zorunda kaldım. Neydi bu furya ve neydi bu piyango? [...]