2017’nin Bilişim Trendleri

Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç ve yeni umutlar. Adettendir, biz de 2017’nin bilişim trendlerini sizler için yazalım dedik. İnsanoğlu ilgi alanına giren her şeyin geleceğini merak eder. Bizim sektör 2017’de hangi trendleri ön plana çıkaracak?

Trendleri her zaman yaptığımız gibi “Ana trendler” ve “Alt trendler” olarak ikiye ayırıyoruz. Ana trendler bir iki yıllık değildir. Onlar en az 10 yıllık bir geleceği biçimleyen trendlerdir. Yıl bazlı trendleri iyi anlayabilmek ve yakalayabilmek için önce bu ana trendleri bilmek lazım.

Önümüzdeki en az 10 yıl boyunca hayatımızda olacak ve alt trendleri yönlendirecek ana trendler neler? Hemen söyleyelim. Şimdilik dört ana trend var. Bunlar sırasıyla; Bulut Teknolojileri, Büyük Veri (Big Data), Nesnelerin İnterneti ve Sosyal Medya. Dikkat ederseniz Mobil Teknolojileri geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ana trendlerin arasına almadım. Çünkü onu bile hâlâ bu ana trendler şekillendiriyor. İlerleyen zamanda beşinci bir trend gelir mi şu an için bir şey söyleyemeyiz.

Alt trendleri altı başlık altında toplayabiliriz. Bunlar; Bulut Servisler Üzerinden Pazarlama, Live Streaming Videolar, Sosyal Medyada Süreli İçerik, Yeni Reklam Mecrası Olarak Mesajlaşma Uygulamaları, Fijital Pazarlama, Sanal Gerçeklik.

Bulut servisleri üzerinde pazarlama

Bulut servisleri 2016 yılına damgasını vurdu. Birçok kurum pazarlama, satış, lojistik, insan kaynakları gibi faaliyetleri bulut uygulamaları ile yönetmeye başladı. Üstelik sadece kurumlar değil, akıllı telefonlardaki geniş bant internet kullanımının artması, bu alan üzerinde yapılabilecek pazarlama çalışmaları için de ışık tutuyor. Ülkemizdeki bazı kurumların da bulut işine girmeye başladığını öğrendik. Fakat bu hizmetleri şimdilik kurumsal seviyede olacakmış. Yerli bir Dropbox’ımız bu yıl da olmayacak gibi.

Live streaming videolar

Dünya üzerinde içerik her zaman kraldı. Fakat ülkemizde maalesef bu kral işsiz kaldı. Şimdi, kral olan içerik kendini bir üst sürüme güncelliyor. Yani videolu içerik artık kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

Sosyal medyada süreli içerik zamanı

Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam ediyor. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor. Kısacası; kullanıcıların birebir olarak yönlendirdikleri ve arşivlenen içeriklerle dolu bir sosyal medya ağlarını artık unutmanın vakti geldi.

Yeni reklam mecrası olarak mesajlaşma uygulamaları

ICQ ve MIRC ile başlayan mesajlaşma alışkanlığı, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Facebook’un Mobil Messenger’ı, Snapchat, WeChat, Viber, Telegram ve yerli BİP gibi uygulamalar artan mobil kullanımıyla birlikte her geçen gün yaygınlaşmaya devam ediyor. 2017 yılında bu uygulamaların sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor. Mobil uygulamaların artması ile birlikte hızla yükselecek kullanıcı sayısı da şimdiden medya satın almacıların dikkatini çekmiyor değil. Yakın zaman önce Snapchat’te reklam döneminin başlaması, Whatsapp’in paralı ilanlara olan bakış açısını biraz yumuşatması bu alanda yeni iş modellerinin doğacağını gösteriyor gibi.

Fijital pazarlama

Dünya’da yaklaşık beş yıl önce başlayan bu süreçin ülkemizde geçmişi çok yeni. Yaklaşık iki yıldır Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, tüketici ve marka arasında oluşan ekosistem içerisinde fiziksel ve dijital pazarlama dünyalarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak. Bu yıl ülkemizde örneklerine rastlayacağız.

Sanal gerçeklik deneyimi

Pazarlama uzmanları uzun zamandır, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacaklarını bulmaya çalışıyorlar. Son dönemde teknolojisi iyiden iyiye artan sanal gerçeklik, bu alanda yepyeni bir yol açmış gibi duruyor. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesi ve hissedilmesi ile birçok kurum müşteri ile daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek. Pazarlamacılar, müşteri deneyiminin en uç noktaya çıkarıldığı sanal gerçeklik ile yepyeni bir mecra ile daha yakından tanışacaklar.

Sonuç olarak; tüm dünyada mobil kullanımının hızla artması, iki milyardan fazla insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalması, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükseliş, 2017 yılında bilişim alanındaki pazarlama çalışmalarının önemini daha da artıracak.

(Bu yazının bir kısmı 25 Aralık 2016 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

Bu yazılar da ilginizi çekebilir
Adı oyun ama siz yine de ciddiye alın!
İnternet reklamları Avrupa’da 30,7 Milyar Euro’ya ulaştı

Bir Cevap Yazın

EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish
%d blogcu bunu beğendi: