Tag Archives: Turhan Menteş

TBD Kurultayının yeni yüzü

6-9 Kasım tarihleri arasında Ankara’da “Sayısal Gündem 2020” başlığıyla gerçekleştirilen, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Bilişim Kurultayı, bir rekor kırarak 10 bakanlığın desteğini aldı. Kamudan aldığı bu güçlü destekle Bilişim Kurultayı kapsamında Avrupa Birliği Komisyonunun bilişim-telekom hedeflerini Türkiye’ye taşıyacak paneller ve çalıştaylar gerçekleştirildi. TBD, TBV, Tübisad ve Tesid’in de üye olduğu Dijital Türkiye Platformu’nun başlattığı çalışma geçen yıl “uzmanlık” başvuruları almış ve bu yıl da, Ekim ayında yayınlanan “durum raporu” uzantısında çalışmalarını sürdürüyor.

Kurultayın bu yılki dikkat çeken taraflarından biri ise Ankara’da ilk defa gerçekleştirilen bilişim fuarı oldu. Kurultayla aynı binada ve aynı zamanda yapılan CITEX furarı da bilişim sektörünün en büyük müşterisi olan Ankara için bir ilkti. Kamu firmaları ağırlıklı fuarda dikkat çeken ürünler e-sandık, Pardus ve kömür madenlerinde kullanılan teknolojilerdi.

Açılışta yer alan Peter Levin, bir zamanlar Obama’nın teknoloji danışmanı olarak bilinen bir kişiydi. BTK Başkanı Tayfun Acarer ise bilişim sektörünün tüm etkinliklerine destek vermesiyle, bilişim sektörünün teşekkürlerini aldı.

Kurultayın önemli panellerinden birisi STK’larla, siyasetçileri biraraya getiren paneldi. Bilişim Muhabirleri Derneği olarak bizlerinde katıldığı panel karşılıklı olarak, işbirliklerinin ve iletişimin arttırılması şeklinde bir fikir ile tamamlandı.

Kurultayın ağırlıklı konularından birisi “siber güvenlik”ti. Siber güvenlikte yaşın öneminin olmadığını 14 yaşındaki siber güvenlikçi Emrah Gül herkese gösterdi. Emrah henüz çok genç ve bilgi düzeyi de daha sınırlı olmasına karşın, bu konulara duyduğu merak ve verdiği cevaplarla ilgili odağı oldu, bir de ufak sunum yaptı. Diğer bir genç ise 12 yaşındaki iOS Programcısıydı. Bu gençler bize gösterdi ki; artık gençler bilişime küçük yaşta gönül vermeye başlıyorlar ve üretici olabiliyorlar.

Kurultayın önemli bir bileşeni ise uzmanlarıydı. Ülkemizde ilk defa bilişim konusunda “bilinçli uzman çalışması” başlatılıyor. TBD’nin geçen yılki kurultayında çağrı yaptığı “uzman”lar, bu kurultaya damgalarını vurdular ve çeşitli çalıştaylarda bilgilerini konuşturdular. Önümüzdeki yıllarda, bu uzmanların etkisini göreceğiz. Zaten TBD Başkanı Turhan Menteş de bunu “Türkiye bilişim tarihi artık değişecek” ifadesiyle belirtti.

Menteşin belirttiği bir konu da, “Bilişime Katkı Endeksi” oldu. Bilişim Yayınları ile ortak yapılacak olan bu çalışma, ülkemizde faaliyet gösteren firmalar açısından ak koyun-kara koyunun ortaya çıkacağı bir değerlendirme olacak gibi görünüyor.

(Bu yazının bir kısmı 30 Kasım 2014 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Büyük ülke olma yolunda Bilgi İşlemcilerin rolü nedir?

Geçtiğimiz günlerde Bilişim sektöründe iki önemli etkinlik yapıldı. Tarihlerinin kısmen çakışması talihsizlikti fakat maksat hasıl oldu diye düşünüyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda bu tür etkinlikler hiç çakışmaz.

Etkinliklerden ilki TBD (Türkiye Bilişim Derneği) tarafından yapıldı. TBD değil sektörümüzün, ülkemizin en büyük sivil toplum örgütlerinden birisi. TBD’nin her yıl düzenlediği Bilgi İşlem Yöneticileri Konferansının 20cisi “Bilişim Nakittir” başlığı ile gerçekleştirildi. Konferansın konuları arasında bu yıl ilk defa “Offset Anlaşmaları” gibi gittikçe önemli hale gelen konular olduğu gibi, son yılların önemli sorunu “Büyük Veri”, “İstanbul Finans ve Bilişim Merkezi Olacak mı?”, “Güle Güle Nakit” gibi ufuk açıcı konular ve firma sunumları vardı.

TBD Başkanı Turhan Menteş konuşmasında, Bilgi Teknolojilerinin Ülke Ekonomisine katkısının anlamını ve önemini şu sözlerle belirterek başladı : “Geçen yıl 2023 ile ilgili çok önemli çalışmalar yaptık ve sözler söyledik. Olgunlaşmanın sonucunda 2023 için Türkiye için konulan Dünyanın ilk 10 ekonomisine girme amacına uygun olarak bilişim olarak ne katkıda bulunuruz diye baktık. Ülkenin geleneksel ekonomik aktörlerle düyadaki 10 ekonomi arasına girme hedefi çok uzak duruyor. Çünkü % 8,5 büyüme yakalamamız lazım. Oysa son 10 yılda % 4 büyüme yakalamışız. Yani % 8 üstü büyüme hayal gibi gözüküyor. Ama bunu yapan ülkeler var. Onların yaptığını yapabilir miyiz. Bu büyümeyi yakalayan ülkelerin nasıl büyüdüğünü incelediğimizde hepsi ‘bilişim’ ile bunu yakalamış.”

Diğer etkinlik ise Amerika merkezli olan IDC firmasının Türkiye ayağı tarafından CIO Summit ismiyle gerçekleştirildi. Teknoloji tedarikçileri ile bilişim teknolojilerini yoğun kullanan CIO’ların fikir ve örnek uygulamalar konusunda görüş alışverişi yaptıkları etkinlikte çok ilginç konular ele alındı. Bütçelerdeki kesintiler, vasıflı eleman açığı, bulut bilişim, büyük veri gibi konular bunlardan bazılarıydı.

Konferans IDC Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları  ve Ortadoğu, Afrika ve Türkiye’den sorumlu Bölge Genel Müdürü Jyoti Lalchandani’nin konuşmaları ile açıldı. Daha sonra “Dönüşüm için Yenilik; İş Yerinin Pazar Değişimine Adapte Edilmesi” başlıklı panelde IDC İçgörüler ve Dikey Sektör Uygulamaları Direktörü Mark Walker ilginç bir araştırmadan veriler sundu: “CIO Magazine tarafından yapılan 2013 araştırmasına göre; günümüzde CFO’ların yüzde 75’inin IT yatırımlarında karar verici durumuna geldi. Bilişim teknolojileri, gitgide daha fazla işlerin içine gömülüyor. Eskiden ‘satın al – kur – işlet’ formülü ile çalışan IT yatırımları, bugün iş servisleri yönetimine haline geldi, dolayısıyla da ‘mimari seçimi ile iş dönüşümü’ çevrimine dönüştü. Bilişim teknolojilerinde ‘maliyet’ ve ‘risk’ sorunları önemli. Veri miktarı ve uç kullanıcı sayısı hızla artarken, bütçeler ve bilişim elemanları aynı oranda artmıyor. Bugün karar vericiler teknolojiye göre değil, iş ihtiyaçlarına göre karar veriyorlar.”

Daha sonra konuşan Turkcell’den Orçun Özalp, “Yeni BT Hizmetleri Sağlayıcısı olarak telekom firmaları başlığı altında Turkcell’in olaya bakış anlattı ve bulut bilişim konusunda diğerlerinden farklarını şu sözlerle dile getirdi: “Bulut servis sağlayıcılar ikiye ayrılıyor. Birincisi global oyuncular. İkincisi yerel telekom operatörleri. Bulut üzerindeki veriler, Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalsın diyoruz ve çıkmasının soruna neden olabileceğini düşünüyoruz. Diğer ülkeler de aynı şekilde düşünüyor. Yerel verilerini dışarıya çıkarmıyorlar. O nedenle bizim bir avantajımız yerel olmak, diğeri telekom şirketi olmak. Tek bir havuzda telekom – bilişim yönetiliyor. Turkcell teknoloji firması ve öyle devam edecek. Superonline altyapısını da Ortadoğu’ya götürdük. Veri merkezimiz bu yolun üstünde oturuyor. Amacımız Avrupa ile Ortadoğu arasında köprü ve bölgenin bulut sağlayıcısı olmak. Lokal yazılımları hem bölgeye hem Türkiyeye açmak istiyoruz.”

Budur. İşte budur. Görmek istediğimiz misyon budur. Söylenenlerin takipçisi olacağız. Diğer taraftan söylemeden geçemeyeceğim. Patronunuzun veya şirketinizin yabancı olmasının hiç bir önemi yok. Şayet ülkemizde var olan ve çalışan bir şirketteyseniz önceliğiniz bu ülkeye karşı sorumluluklarınız olmalıdır. Gerisi laf kalabalığıdır.

(Bu yazının bir kısmı 21 Nisan 2013 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Atılım İçin Bilişim

Başlığımızı Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından her yıl düzenlenen Ulusal Bilişim Kurultay’ından ödünç aldık. Bu yıl 29’uncusu yapılan ve kısaca Bilişim 2012 diye adlandırılan kurultayın ana teması “Atılım İçin Bilişim”  idi. Her zamanki gibi Ankara’da yapıldı.

Daha önceki kurultaylarıda takip eden biri olarak şunu baştan söyleyeyim. TBD bu sefer çok iyi bir iş çıkarmış. Gerek kurultay programı gerekse de ilgi önceki yıllara göre oldukça fazlaydı. Görünen o ki TBD kurultayları yeniden eski gücüne ve ihtişamına dönecek. Hiçbir kâr macı gütmeden böyle bir organizasyon gerçekleştirdikleri için TBD Başkanı Turhan Menteş ve ekibini kutlamak gerekiyor. Ayrıca bilişim sektörünün firmalarına bir tavsiyemiz olacak. Bilişim Kurultaylarına destek olmak için geç kalmayın. Sonra bunun faturası size çok ağır olur. Benden söylemesi.

Gelelim kurultayda dikkatimizi çekenlere. Her zamanki gibi açılış konuşmaları mesajların verildiği yerdi. Nitekim açılış konuşmalarında dikkatimizi en çok çeken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın internet alt yapısının yoğun kullanılmasına sebep olan Google, Facebook, Twitter vb. internet siteleri ile ilgili konuşmalarıydı. Tayfun Acarer konuşmasında internet alt yapısının yoğun kullanılmasına sebep olan internet sitelerinin (Google, Facebook, Twitter, D-Smart, Digitürk, Tivibu, vb.) bant genişliğini artırmak için yapılacak alt yapı çalışmalarına katılmalarını sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. Sayın Acarer, sizler bu düzenlemeyi yapınca Google ve diğer yabancı firmalardan para tahsil edebileceğinize inanıyor musunuz? Bence kuruş alamayacaksınız. Çünkü o firmalar Türkiye’de böyle bir düzenlemeye uyarlarsa bu tüm dünyaya örnek olacak ve bir çok ülke benzer yasalar çıkaracak. Bu durumda bu firmaların sonu olacak. Siz yapacağınız bu düzenlemeyle ancak yerli firmalardan para tahsil edebileceksiniz. Tabii onları batırma riskiniz olduğunu da unutmayın. Bu düzenleme konusundaki mantığınızı doğru kabul edersek yollar için araba üreten tüm firmalardan da Karayolları Genel Müdürlüğünün para tahsil etmesi gerekir. Hele bir de havayollarını düşünürsek bir elin parmakları kadar bile olmayan uçak üreticisi firmaların kapılarına kilit vurmaları gerekir. Nitekim sizden sonra konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’da yukarıda yazdıklarımız doğrultusunda sözler söyledi. Dikkate almanızı şiddetle öneririz. Teknoparklarla ilgili söylediklerinizde ise haklısınız. Bu konuda sonuna kadar yanınızdayız.

Diğer taraftan Sayın Acarer, her ne kadar bizlerle (Gazeteciler) karşılaştığına memnun olmadığını dürüstçe yüzümüze söylesede biz yine de görevimizi yapacağız. Size naçizane bir önerimiz olacak. Bizi muhalefet gibi görmeyi bırakıp bir de ayna gibi görmeyi deneyin. Her sabah baktığınız aynaya ne kadar sitem edebiliyorsanız bize de o kadar sitem etmenizi isteriz.

Kurultay; ülkemizin bilişim sektörü ile ilgili devlet, kamu, iş dünyası, medya ve akademisyenlerini bir araya getirdi. TBD-TÜBİSAD Yaşam Boyu Hizmet Ödülleri töreninin ardından, Bilişim 2012 Oyun Maratonu tema duyurusu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından “Atılım” olarak duyuruldu. Brookings Enstitüsü Teknoloji Direktörü, Amerikalı yazar ve siyaset bilimci Darrell West; Populer Science’ın “Tüm Dünyada 2012 Yılının En Parlak 10 Bilim Adamı” olarak gösterdiği Prof. Dr. Aydoğan Özcan ile Bilgi Üniversitesi MBA ve e-MBA programlarında ders veren Levent Erden’in konuşmaları da “Bilişim 2012” etkinliği çerçevesinde gerçekleştirildi.

Bilişim 2012, 29. Ulusal Bilişim Kurultayı 3 gün sürdü. Tüm herşey burada yazdıklarımızdan ibaret değil tabiiki. Etkinlik kapsamındaki tüm program, kurultay, kongre, seminerler, çalışma grupları, sunumlara www.tbd.org.tr adresi veya detaylı program için www.bilisim.org.tr adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

(Bu yazının bir kısmı 25 Kasım 2012 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

TBD’nin nazik cevabı

Geçen hafta “Sosyal medya dedikleri” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazımda Türkiye Bilişim Derneğinin (TBD) düzenlediği BİMY’17 (Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri) etkinliğinden hareketle sosyal medya kavramını anlatmıştım. TBD Başkanı Turhan Menteş yazımdaki eksikleri tamamlamak için samimi bir cevap göndermiş. Ben de bu seminerle ilgili bana herhangi bir davetin gelmediğini ve bendeki telefon numaralarından kendisini aradığımı fakat ulaşamadığımı belirtme gereği duyarak hocamızın cevabını kelimesi kelimesine yayınlıyorum.

“Sevgili Musa,

Para dergideki yazını okudum. TBD yi ve beni çok iyi tanıyan kişi olarak duyduğun bir şeylerin yanlış olabileceğini düşünüp beni arayabilseydin yazmadan önce bir şeyleri düzeltme şansım olurdu. Ama sağlık olsun.

Bir açıklama yapma zorunluluğu nedeniyle hızlıca bu yazıyı sana yazıyorum. Amacım polemik yaratmak değil. Sadece samimim düşüncelerimi senle paylaşmak.

Sevgili Musa,  bir kere basına kapalı etkinlik yapma diye bir kararımız hiçbir zaman olmadı ve bundan sonra da olmayacak. TBD nin böyle bir lüksü yok, yaklaşımı yok. BİMY ile ilgili alınan tek bir karar var o da bu etkinliğe özellikle Ulusal Basın temsilcilerinin çağrılmasıdır. Yönetim Kurulu kararı olarak alınan bu karar birçok nedene dayanıyor. Sadece bir tanesini senle paylaşayım. Geçen sene sektör basın temsilcilerinin de aralarında  olduğu  basın temsilcilerinin de çağrılmasının sonucunu sana iletsem çok gülersin. 23 kişi çağrıldı 3 kişi bu etkinlikle ilgili yazı yazdı bunlardan biri de sensin. Bu sene bütçe kısıtları nedeniyle etkinliğe 10 basın temsilcisi seçilerek çağrılmasına karar verildi. Bu kişilerden biri de sensin. Bunlarda sadece 4 ü programlarını ayarlayıp katılabildi. Bu konuda yapılan hataları ayrıca sana bir sohbet ortamında anlatırım. Bu konudaki sitemini kabul ediyorum bilesin.

Diğer konu ise kim aktardıysa ters aktarmış. Biz “Sosyal Dönüşüm” konusunu Ocak ayında “Bilişim 2010” Etkinliğinin ana teması olarak seçtik ve buna hazırlık olması açısından bu konuda bir alt oturum BİMY de  yapma kararı da çok önce alınmıştı. Bir alt konu olarak da “Sosyal Ağlar” için de  bir sosyal ağ sorumlusu da davet edildi.

Toplantıya bloggerların davet edilmesi ilgili sosyal ağ sorumlusunun önerisidir doğru. Ancak bu süreç karşılıklı görüşmeler sonucunda olmuş ve bu bizim yabancı olduğumuz konuda bir yaklaşım sağlamıştır. Bu davetin Basın mensuplarının daveti ile yakından uzaktan bir ilgisi de yoktur. Bu BİMY de bu konuda yapılan blogları görseydin eminim sende çok beğenirdin.

Bizim TBD olarak herhalde hiçbir  medya türünü abartacak bir görüşümüzün olmadığını olamayacağını biliyorsundur. Bu sadece onları tanıma, nedir ne değildir sorularının açığa çıkması amacıyla yapılan bir panelin bir alt başlığıdır. Bu oturumda ayrıca emniyetten temsilci dahil olmak üzere 4 konuşmacı vardı.

TBD deki akıl tutulması sözünün kastı aşan bir söz olduğunu düşünüyorum. Hele “dolmuşa binme” yaklaşımının TBD için kullanılmasının çok uygun olmadığını da  belirtiyorum.

BİMY de yapılan yedi  oturumun sadece bir oturumunun bir alt konusunun bu şekilde yorumlanmasının cidden haksızlık olduğunu samimiyetine güvenerek sana iletiyorum.

Bu arada çok yoğun olan iş programımım nedeniyle  arayamadığım için kusura bakma. En kısa zamanda görüşme ümidiyle..

Sevgi ve saygılarımla

Turhan Menteş”

(Bu yazının bir kısmı 9 Mayıs 2010 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

Güçbirliği şart

Bilişim sektörünün her yıl aynı zamanlarda fakat ayrı mekan ve şehirlerde yapılan iki özel etkinliği var. Bunlardan birisi İstanbul’da yapılan Compex Uluslararası Bilgisayar, Tüketici ve Ev Elektroniği Fuarı, diğeri ise Ankara’da gerçekleştirilen Bilişim Kurultayları.

Compex fuarları bu yıl kapılarını 34. kez açtı. Her yıl 300’den fazla firma bu fuara katılıyor. Ziyaretçi sayısı ise 150 bini buluyor. Yıllardır yapılan, istikrarlı ve ülkemizin markası haline gelmiş bir fuar. Compex, Cebit’in profesyonel, devasa ve birazda seviyeli duruşunu inat daha tüccar, mütevazi ve sıcak havası ile nedense bana daha sempatik gelmiştir. Ülkemizdeki bir çok insan bilgisayar ve benzeri cihazları ilk kez bu fuarlarda görmüştür. Şehrin merkezinde yapılıyor oluşu ise diğer bir artısıdır. Fuardan yorgun olarak çıktığınızda yorgunluğunuzu atmak için boğazda bir çay içmek veya Beyoğlu’nun curcunası içinde kaybolmak sadece bir kaç dakikalık yürüme ile mümkündür.

Bilişim Kurultayları ise ülkemizin en büyük sivil toplum örgütlerinden olan Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından yapılmaktadır. TBD 10 bine yakın üye sayısı ve 30 yıllık geçmişi ile ülkemizin ve bilişim sektörünün en büyük örgütüdür. Her yıl Ankara’da Bilişim Kurultayı yapmaktadır. Bu etkinliklere katılan sayısı ise 10 binin üzerindedir. TBD düzenlediği bu kurultaylarda eskiden sadece kamuyu kucaklarken son yıllarda özel sektörü de ciddi oranda bu etkinliğin içine çekmeyi başarmıştır.

Özellikle son iki yıldır bu iki etkinlik aynı tarihlere denk geliyor ve biz sektör çalışanları ya ikiye bölünüyoruz ya da bir şekilde ikisine bir katılmaya çalışıyoruz. Hadi bu durum bizim meselemiz. Neticede biz gazetecilerin böyle bir durumdan şikayetçi olmaya hakları yok. Fakat asıl değinmek istediğimiz başka.

Dünyada tüm fuarlarda bir evrimleşme söz konusu. Artık ürün sergisi veya satışı popüler deyişle out. Fuarlar daha ziyade konsept ürünlerin sergilendiği ve gelecekten haber veren yerler haline geldi. Yine önemli bir evrimleşmeyi de insanları bir araya getirme ve ilgili oldukları konularda çözümler üretme şeklinde yaptılar. Diğer bir deyişle fuarlar, gelecekte çıkacak yeni ürünlerin sergilendiği yerler olurken, bir araya gelmekte zorlanan şirket yöneticilerinin kolay buluşma noktası oldu. Bunlara akademisyenlerde katılarak fuarlarda ilgili oldukları sektörün geleceğine ilişkin panellerin ve forumların yapıldığı çözüm merkezleri konumuna geldiler.

Nitekim ülkemizdeki Cebit Fuarı bu üç yapı taşını bünyesinde barındıran bir yapıya sahip. Akademisyenlerle iş dünyasını bir araya getiren Bilişim Zirvesi isimli bir etkinliği var. Bu etkinlik fuarla aynı zamanda aynı mekanlarda yapılıyor. Dolayısı ile herkese çok büyük bir zaman avantajı sağlıyor.

Tüm bunlara bakarak şunu açıkca söyleyebiliriz ki İstanbul’da yapılan Compex ile Ankara’da yapılan Bilişim Kurultayı birbirini tamamlayan iki puzzle parçası. Bu iki etkinliği organize eden yetkililerin tüm önyargılarından uzak bir şekilde bir araya gelip birlikte çalışma konusunda ciddi olarak kafa yorması gerekiyor. Şayet bu resime üçüncü puzzle parçası olarak ABD’de yapılan CES’i de katabilirlerse ülkemizin en güzide etkinliği olacağını söylememe gerek kalmayacaktır.

Bu konuda daha bir çok şey yazabilirim. Fakat ne demek istediğimi ilgili yerler anladı sanırım. Fakat ben yine de isimleri telafuz ederek bir kez daha yazmak istiyorum. Compex’i organize eden Rönesans Fuarcılğın sahibi İsmet Göksel ile Bilişim Kurultaylarını organize eden Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş’e sesleniyorum. Bir araya gelin şu bahsettiğimiz konuyu bir görüşün. Çünkü böyle giderseniz bu markalar hak ettikleri yere gelme konusunda daha çok zaman kaybedecek. Sinerji şart. Bir an önce şu işi halledin.

(Bu yazının bir kısmı 22 Kasım 2009 tarihli Para dergisinde yayınlanmıştır.)

DEVAMINI OKU

“Bilişimi himayeme alıyorum”

Türkiye Bilişim Derneği’ni (TBD) mutlaka duymuşsunuzdur. 1971’de kurulan dernek bu özelliği ile ülkemizin en eski sivil toplum örgütlerinden biri. Ayrıca, 8 binin üstündeki üye sayısı ile de en büyük olma özelliğine sahip. Bu kadar çok üyeye sahip başka bir sivil toplum örgütü var mı? Sanmıyorum. Merkezi Ankara’da olan derneğin İstanbul, Eskişehir ve Bursa’da da şubeleri var. Devasa bir organizasyon.

DEVAMINI OKU
EnglishFrenchGermanItalianRussianSpanishTurkish