Daktilolu Bilişim Şirketleri
Yukarıdaki başlık Star gazetesinin her Cuma yayınladığı Startek dergisinin 7. sayısındaki bir yazıdan alınmıştır. Yazıda Internette doyurucu içerikli bir web sitesine sahip olan bilişim şirket sayısının azlığından bahsediliyordu. Bunu bir ayıp olarak görüyor ve firmalara bu ayıplarını kapatmaları için Mart ayına kadar süre tanıyorlardı.
Bilişim 99’un ardından
Bilişim 99’un ardından aklımda kalanları tek kelime ile özetleyebilirim:Gürültü. Detaylara daha fazla girmek istemiyorum. Acısıyla tatlısıyla bir Bilişim daha bitti. Her yıl daha iyiye gittiğini düşündüğüm bilişim fuarının hak ettiği yere gelmesi daha bir kaç yıl alacak gibime geliyor.
Bilişim? Evet ama Nasıl?
Bir Bilişim fuarını daha geride bıraktık. Organizasyon açısından oturan yapısıyla Bilişim 99 geleceğe yönelik ümitler verdi. Fakat eksikler yok değildi. (Bu cümlemden sonra okuyan meslektaşların şöyle dediğini duyar gibiyim “Hah başlıyor, bakalım yine neler söyleyecek.”) Biz eleştirilerimizi yapıyorsak, amacımız hep muhalefet olup illada hep olumsuz şeyleri söylemek değildir. Biz yapılan bir işin eksiksiz olması işi yapanların görevidir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla olumsuzlukları söyleyerek organizasyonları yapanlara bir sonraki faaliyetleri için yol gösterdiğimizi düşünüyoruz. Yoksa amacımız bir şeyleri karalamak değil. Nitekim Bilişim fuarı ile ilgili olarak bir okurumuzdan gelen aşağıdaki e-postayıda yukarıda söylediklerim ışığında okuyunuz. Ben fuar ile ilgili yorum yapmıyor okurumuza bırakıyorum:
65 Milyon Avrupaya göçeçek mi?
AB’ye adaylığımız büyük bir ihtimalle onaylanacak ve 2015 gibi AB’ye gireceğiz galiba. Neyse fena mı olacak. Bundan bir yıl öncesindeki toplantıda ipler kopma noktasına gelmişti. En büyük etkende Yunanistandı. Derken Ağustos’da olan deprem yüreğimizi çok dağladı ama Yunanistan’la garip ve hala anlamakta zorlandığım bir yakınlaşma yaşadık. Tüm her şeyin rayına girmesi için illada deprem mi olması gerekiyordu. Her şeyin arkasında bir şeyler aram huyum benim bu işe yaklaşımımı biraz kıllandırıyor.
Bilgi çağının karanlık başlangıcı
Yaklaşık son 10 yıldır “Bilgi Çağı” dedik durduk. Hatta iktisatçılar toplum gelişmişlik safhalarını tanımlarken “Bilgi Toplumu” kavramını dördüncü safhaya hemen oturtuverdiler. Fakültede toplumun gelişme safhalarını öğrenirken hocalarımız şöyle başalarlardı: “Arkadaşlar her şey tarım toplumunda başladı. Sonra “Sanayi Devrimi”nden sonra toplumların sanayi toplumu olması kavramı gündeme geldi. Bugünkü gelişmiş ülkelerde sanayinin payı GSMH’da %40 lara dayanırken tarımın payı % 5 lere kadar gerilemiştir. Sanayi toplumunun gelişimiyle beraber hizmet sektörü de gelişmeye başlamıştır. Her ne kadar kitaplarınızda yazmasa da hizmet sektörünün bir alt dalı şeklinde doğan computerlerin gelecekte yaygınlaşması ile “Bilgi Toplumu” denen bir toplumun doğacağını bazı iktisatçılar söylemektedirler.”
